Bir Sözcük
Cihanşümul: Dünyayı kaplamış, dünya çapında, dünyayı kaplayacak ölçüde, evrensel, âlemşümul, üniversal. Dünya anlamındaki "cihan" ve kaplayan anlamındaki "şümul" sözcüklerinden oluşmuştur. Bir de bazen...
Bir Sözcük
Kekre: Tadı dili buracak şekilde hafif acımsı ve ekşimsi olan, acımtırak.
Yabancı diyarlardan sökülüp getirilmiş ağaçların kekre meyvelerini yemekten bünye ihtilâline uğradıysa kabahat kimindir? (Sâmiha...
Bir Sözcük
Serencam: Aslı Farsçadır. Bağlamına göre iki anlamda kullanılır.İlk anlamı: bir iş, bir durum veya olayın iyi veya kötü sonu, akıbeti. "Olsun deminiz, olmasın...
Bir Sözcük
Sırça: Cam, camdan yapılmış nesne. "Cehennem üzerine gerilmiş ince bir sırçada yürüyen adamın korkusu var içimde." (Safiye Erol)
Bir de mecaz anlamıyla sırça köşk...
Bir Sözcük
Hâletiruhiye: Ruh hâli. Bir kimsenin düşünce ve davranışlarına hâkim olan, içinde bulunduğu psikolojik durum.
"Böyle bir hâletiruhiye içinde gelen bir mal sâhibini atlatmak elbette...
Bir Sözcük
Merasim: Tören. Bu kelimenin kökü olan "resm" de tören demektir aslında. Mesela "resm-i geçit" bir tamlamadır ve "geçit töreni" demektir. "Resmî geçit" kullanımı...
Bir Sözcük
Yen: Giyecek şeylerin kol kısmı."Kol yenleri nokta gümüş düğmeli, beli sıkma kemerli üstlüğünü giymiş, börkü yana kaykılı ve kuzu çizmeleri yumuşacık, uçar gibi...
Dr. Hasan Ahmet Gökçe |
Türkçeyi annemden öğrendim ben. Rüyasında bile dua mırıldanan babamdan. Pencere kenarına ekmek doğrayan babaannemin besmele çekişinden. Ve komşu annemin, bir...