
Bir Sözcük
Merasim: Tören. Bu kelimenin kökü olan “resm” de tören demektir aslında. Mesela “resm-i geçit” bir tamlamadır ve “geçit töreni” demektir. “Resmî geçit” kullanımı yanlıştır. Merasim ayrıca resmiyetin gerektirdiği yerleşmiş, yapılması âdet hâline gelmiş şekil ve gösterişle ilgili davranışlar, formaliteler anlamında kullanılır.
“Hemen o akşam nişan merasimini yapmaya karar verdik.”
Bir Deyim
Basireti bağlanmak: Yapılması gereken şeyi yapamamak; iyi düşünemez, gerçeği göremez hâle düşmek:
“Sanki o an basiretim bağlandı, adını soramadım.”
Bunları Karıştırmayın
Kabil: (İlk hecesi uzun) Olabilir, mümkün. Daha seyrek olarak “kabul eden” anlamında kullanılır.
“Ben onu bir göreyim, dedi, kabil mi?”
(Peyami Safa)
Kabîl: (İkinci hecesi uzun) Tür, cins. Daha çok “bu kabîl”, “bu kabîlden”, “kabilinden” şeklinde kullanılır.
“Bu sözleri takip eden yine bu kabil birkaç lakırdıdan sonra…” (Ahmet Mithat Efendi)
Bir Kitap
Dualar ve Âminler
Arif Nihat Asya’nın özellikle tasavvufi duyuşlarla yazdığı şiirlerini içeren şiir kitabıdır.
Arif Nihat, edebiyatımızda daha çok bayrak şairi olarak ünlenmiş olsa da farklı konularda ve farklı tarzlarda başarılı eserler vermiş bir sanatçımızdır.
Mevlâna Celaleddin Rumi hayranıdır. Şiirleri arasında özellikle “Naat”ı, “Dua”ları çok güzeldir.
Hem aruzla hem hece ölçüsüyle hem serbest tarzda güzel şiirler yazmış ve bunları yayımlamış olması da onu ilginç kılan özelliklerinden biridir.
Türkçenin Sultanları
Kar
Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze inceden.
Ne sabahtır bu mavilik ne akşam!
Uyandırmayın beni uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram.
(Ahmet Muhip Dıranas)
Gurbetçi Sözcükler
Yurt: Türkçede vatan, memleket anlamları öne çıkan “yurt”un bir anlamı da göçebelik devrinde konar göçerlerin yaşadıkları “ev”dir. Bu “ev” bugün Türkçe sözlüklerde çadır diye tanımlansa da çadırdan farklıdır aslında. Keçeden yapılan, yuvarlak ve tavanı kubbeli bir seyyar ev. Hâlâ Orta Asya’da, Moğolistan’da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bu anlamıyla Türkiye Türkçesinden değil ama Kıpçak kökenli bir Türk dilinden önce Rusçaya sonra diğer Avrupa dillerine geçtiği sanılıyor.
Geçtiği diller: İngilizce (yurt), Fransızca (yourte), Rusça (юрта), Japonca (ユルト)
Bir Sözcüğün Yolculuğu
Şirin: Dilimizde hem “sevimli” anlamında bir sıfat hem de kişi adı olarak kullanılan sözcük Farsçadan alıntıdır. Kaynak dilde anlamı “tatlı”. Kökü olan “şîr” süt demek. “-in” eki “-den yapılmış” gibi bir anlam veriyor. Bu şekilde “sütten yapılmış, süt gibi” şeklinde çevrilebilecek bir anlam kazanıyor sözcük. Sıkı durun aynı kökten gelmiş bir sözcük daha dilimizde: hemşire. Ama onun yolculuğu başka. Ve bir şey daha, sütle tatlı arasında ilişki kuran tek dil Farsça değil. Eski Türkçede tatlı anlamında kullanılan “süçig” ve Arapçadan gelen “helva” da bir yerde “süt”le ilgili.
Bir Atasözü
Nerede hareket, orada bereket.
Bereket çalışmaya bağlıdır, az da olsa bir çaba varsa karşılığı görülür. İnsan için yalnız emeğinin karşılığı vardır.
Türkçesini Kullanalım
full X tam dolu √
İngilizce “full” yerine bağlama göre “tam” veya “dolu” sözcüğünü kullanmak daha yerindedir.



















