Bazı evler çiçek bahçesi gibidir. Pembe orkideler, turuncu kalanşolar, mor menekşeler… Hem gözünüzü hem ruhunuzu doyururlar. Bu binbir çeşit güzellikten ilhamla ortaya çıkan örgü çiçekler (crochet flowers) son zamanların en sevilen hobi trendlerinden biri.
Doğanın o narin formlarını tığ ve iplikle yeniden yorumlamak, sadece bir hobi değil; aynı zamanda hiç solmayacak bir bahçenin kapılarını aralamak demek. El emeği ürünlerle evinizin bir köşesini renklendirebilir ya da sevdiklerinize ömürlük bir buket hediye edebilirsiniz. Üstelik bu bahçede sulama derdi yok, mevsim kısıtlaması yok! Sadece hayal gücünüz ve en sevdiğiniz renkler var.
Parmak Kukladan Çiçeklere
Elif Aktaş da hayal gücü ile sevgiyi birleştirip birbirinden güzel el emeği ürünler tasarlıyor. Almanya’da ana sınıfı öğretmenliği yapan Aktaş, hem çalışan hem üreten hem de bir kız çocuğuna ilham olmaya çalışan bir anne. Örgüyle tanışması meslekî eğitim sürecinde, Alman bir arkadaşı sayesinde olmuş. Parmak kuklalarla başlayan örgü serüveni, zamanla amigurumi oyuncaklara, küçük figürlere ve anahtarlıklara uzanmış; her yeni formla birlikte biraz daha ustalaşmış.
Bu yolculuğun en yeni durağı ise örgü çiçekler olmuş. Doğaya olan hayranlığını ipliğe aktaran Aktaş; “Gerçek çiçeklerin güzelliğine hayranım ama geçicilikleri beni hep biraz üzmüştür. Örgü çiçekler ise kalıcı; belki de bu yüzden bana daha çok dokundu.” diyor.
Paylaşılan Bir Duygu
Çiçek örmeyi terapi gibi gören Aktaş, günün yoğunluğundan sonra renk renk ipleri bir araya getirip ortaya çiçekler çıkarırken hem zihnini dinlendirdiğini hem de günlük telaşeden uzaklaştığını belirtiyor. Ama bu sessiz, içe dönük dinlenme zamanla güzel bir kapı aralamış. İş yerinde hobisini fark eden arkadaşları merak etmiş, sorular sormuş; Elif Hanım da paylaşmış. Böylece örgü, onun için yalnızca bir dinlenme biçimi olmaktan çıkmış. “Sadece bir hobi değil, paylaşılan bir duygu, bir bağ” diye tanımlıyor artık onu. Hiç solmayan çiçekleri gibi, bu bağlar da kalıcı.
İlham Verenler

Halil Bayçöl, lisede başlayan yan flüt ve müzik eğitimini Berlin Humboldt Üniversitesi’nde Müzik Bilimi anadalında sürdürüyor. Yan dal olarak Dilbilimi okuyor ve hedefi müzik öğretmenliği. Forum Dialog Berlin bünyesindeki müzik grupları ile çeşitli programlar düzenliyorlar. Yakın zamanda Yunus Emre’nin bestelenmiş eserlerinden ve birkaç saz semaisinden oluşan repertuvarları ile bir konser vermişler. Ayrıca Harmonie der Kulturen e.V. çatısı altında farklı kültür ve milletlerden müzisyenlerle çok dilli, çok tarzlı bir repertuvar seslendiriyor.
Evde Eğlence

Dondurma Atölyesi: Yaz için en lezzetli çözüm: Ev yapımı dondurma! Mevsim meyvelerini dondurup yoğurt ve balla bızlatarak kendi sağlıklı kâselerinizi oluşturun. Üzerini çikolata parçalarıyla süslemekse çocukların görevi olsun.
Gülümse

Almanca kursunda kendimi tanıtırken “Wir müssten nach Deutschland fluchen.” dedim. “Flüchten” yerine “fluchen” kullanınca, “Almanya’ya kaçmak zorundaydık.” cümlesi bir anda “Almanya’ya hakaret etmek zorundaydık.”a dönüşüvermişti. Hocamız önce şaşırdı, sonra kahkahalara boğuldu. Ardından gülerek “flüchten”in ne anlama geldiğini anlattı. (Şenay Nur)













