Motivasyon Yatarken Gelmez!

Harekete geçmek için "o mucizevi diyet"i beklemek zorunda değilsiniz. Bazen ruhunuzu tazelemek için yapacağınız en güzel şey, sadece kapıdan dışarı bir adım atmaktır.

55

Bazen evde birkaç gün fazla vakit geçirmek bile dışarı çıkmayı zorlaştırır. Önce kısa bir erteleme başlar; sonra markete gitmek, yürüyüş yapmak, hatta hazırlanıp kapıdan çıkmak bile gözümüzde büyür. Bazı günler pijamayı değiştirmek bile gereksiz gelir. Çoğu kişi bunu “üşengeçlik” ya da motivasyonsuzluk sanır. Oysa mesele genellikle fiziksel değil, zihinsel bir ağırlaşmadır.

Sadece Kaslar Değil, Motivasyon Da Hamlar

Fizikteki eylemsizlik ilkesini hatırlayalım, duran bir cisim durmaya devam etmek ister. Zihnimiz de tam olarak böyle çalışır. Uzun süre hareketsiz kaldığımızda beynimiz bulunduğu konfor alanını “güvenli” algılar ve enerji harcamaktan kaçınır. Bu durum tembellik değil, bizi korumaya çalışan biyolojik mekanizmalarımızın bir sonucudur. Araştırmalar, fiziksel hareketsizliğin sadece kasları değil, motivasyon merkezlerini de etkilediğini gösteriyor. Beden uzun süre durduğunda sadece bacaklar değil, karar verme isteği de yavaşlar.

Önce Hareket,  Sonra Değişim

Modern nörobilim çalışmaları, beynin enerji ve ödül sistemlerinin hareket başladıktan sonra daha aktif hâle geldiğini ortaya koyuyor. Yani “önce enerjim gelsin, sonra yürüyüşe çıkarım” düşüncesi biyolojimizin çalışma şekline pek uygun değil.

Küçük bir yürüyüşten sonra zihninizin açılması, modunuzun değişmesi ya da eve daha hafif dönmemiz tesadüf değil! Düzenli hareket serotonin, dopamin ve beynin çalışma kapasitesini destekleyen birçok sistemi harekete geçirir. Son çalışmalar, yalnızca 12 hafta boyunca düzenli fiziksel aktivite yapmanın bile hafıza, dikkat ve ruh hâli üzerinde belirgin iyileşmeler sağladığını gösteriyor.

Bu yüzden beklemeyi bırakın; çünkü iyi hissetmeyi beklerseniz o kapıdan asla çıkamazsınız. Önce çıkın, iyi hissetme hâli zaten adımlarınızı takip edecektir. Belki de yazın dağınık ritminden sonra gelen sonbahar, size yeniden toparlanmak için doğal bir fırsat sunuyordur. Sonuçta yeni bir dönem, sadece çocuklar için değil biz yetişkinler için de yeni başlangıçların mevsimidir.

Bağcıkları  Bağlama Zamanı

Yeni bir yürüyüş rotası, kısa sabah egzersizleri ya da gün içine serpiştirilen küçük hareketler… Başlamak zor gelebilir ama ayakkabıların bağcıklarını bağlamanın tam sırası!

ilk adımı atmayı kolaylaştıran ipuçları;

  • Bir saat yürümeyi hedeflemek yerine, “On dakikalığına dışarı çıkayım.” diye düşünün.
  • Hazır hissetmeyi beklemeyin; hareket motivasyonu çoğu zaman hareket ettikçe gelir.
  • Evden çıkmak için küçük sebepler üretin; kısa bir market yürüyüşü bile yeterlidir.
  • Gün ışığını görmek biyolojik ritmi destekler
  • Yürürken telefonla vakit geçirmek yerine etrafı izlemeyi deneyin.
  • Hareketi bir ceza gibi değil, zihni toparlayan bir mola gibi görün.
  • Yakın bir arkadaşla yürüyüş planı yapmak sürekliliği kolaylaştırır.
  • Yürüyüşü kalori yakmak için değil, zihni havalandırmak için bir fırsat olarak düşünün.
Önceki İçerikBeğen Beni, Beğeneyim Seni!
Sonraki İçerikKüçük Parçaların Kusursuz Uyumu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın