
Nihal Polat |
Seyir Defteri
Bahçesi rengârenk çiçeklerle süslenmiş, tarihî bir saray… Zemine dökülmüş çakıl taşları üzerinde yürüyorum. Hava ha karardı ha kararacak. Sarayın devasa kapısından içeriye adımımı atar atmaz, mum ışıklarıyla aydınlatılmış büyük bir hole giriyorum. Işıkların rehberliğinde ilerliyorum.
Yol, 18. yüzyıla ait, işlemeli, yüksek tavanlı eski bir saray odasında sona eriyor. Odayı tavandaki devasa avize değil, etraftaki yüzlerce LED mum aydınlatıyor. İnsanların yüzleri belli belirsiz, ama hepsi huzurla gülümsüyor. Bu hayal dünyasında birazdan canlı bir müzik performansı sergilenecek.
Sahneye bir çellist ve üç kemancı çıkıyor. Ünlü müzisyen Hans Zimmer’ın film müziklerini, büyük bir özenle dinleyicilere sunuyorlar. Dünya genelinde birçok şehirde düzenlenen Candlelight konserleri, izleyicilere büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Tarihî binalar, kiliseler veya ikonik mekânlarda düzenlenen konserler; klasik müzikten caza, popüler film müziklerinden modern popa kadar geniş bir repertuvara sahip. Müziği farklı bir atmosferde deneyimlemek isteyenler, yaklaşık altmış dakika bu eşsiz konserin tadını çıkarıyor.
Moda İkonu

Eskiden Gömlekti, Şimdi Bez Çanta!
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 100 milyar kıyafet üretiliyor. Aynı zamanda 92 milyon ton tekstil atığı ortaya çıkıyor. Bu atıkları kamyonetlere koyacak olsaydınız 4,6 milyon kamyonete ihtiyacınız olurdu. Bu kamyonetleri sıraya dizseydiniz, dünyanın çevresini yaklaşık 4 kez dolaşacak uzunlukta bir konvoy oluşurdu. Buna rağmen günümüzde hâlâ üzerinde gömleği, ayağında ayakkabısı olmayan insanlar var. Ne tuhaf değil mi?
Mademki bu kadar kıyafet her yıl üretiliyor ve çöpe gidiyor; o hâlde geri dönüşüme katkı sağlayacak alternatiflere ne dersiniz? Bunun için ihtiyacınız olan şeyler: Basit bir dikiş makinesi, makas, iğne, iplik ve sihirli elleriniz.
Diyelim ki çok sevdiğiniz gömleğinizin ilik kısmı yırtıldı. Düğme ve ilik kısmını tamamen çıkarıp, onun yerine ince bir biye geçirerek gömleğinizi hayata geri döndürebilirsiniz.
Yırtılan kotlardan minik cüzdanlar veya çantalar dikebilirsiniz.
Pantolonların yıpranmış yerlerine nakışlar işleyerek hem kişiselleştirebilir hem de daha uzun ömürlü hâle getirebilirsiniz.
Parça kumaşlarınızı küçük kareler hâlinde keserek çocuk odası için renkli örtüler veya minik diz örtüleri dikebilirsiniz.
Eskiyen elbiselerinizin renkli kumaşları ile bez çantalar dikebilirsiniz.
Artık kullanmak istemediğiniz sağlam kıyafetlerinizi ikinci el sitelerinde veya pazarlarında satabilir, kazancınızı kıyafet eksikliği yaşayan insanlara ulaştırabilmeleri için bir derneğe bağışlayabilirsiniz.
Ayraç

AÇLIK / KNUT HAMSUN
Modern psikolojik romanın ilk örneklerinden biri sayılan Açlık, 19. yüzyılda Norveç’in bugünkü başkenti Oslo’da yaşayan genç ve isimsiz bir yazarın fiziksel açlığını, bununla gelen psikolojik ve ruhsal çöküşünü konu ediniyor.
Genç yazar, yoksulluktan sokaklarda yaşamaya başlar. Onurundan kimseden yardım isteyemez. Bir yandan yazarlık yapmaya çalışır öte yandan hayatta kalmaya çabalar. Bu yoksunluk onu öyle çepeçevre sarar ki bedenini ve zihnini zamanla tüketir. Hayatı; gerçek ve hayalin iç içe olduğu, açlık ve yoksulluğun, gururla savaştığı bir iç çatışmaya dönüşür.
Nobel ödüllü eser edebî gücüyle de okunmayı sonuna kadar hak ediyor.
Nereye Gitsek

Kuzeyin Renkli Şehri: Kopenhag
Danimarka’nın başkenti Kopenhag, Avrupa’nın önemli kültür, ekonomi ve turizm merkezlerinden… Göz kamaştıran İskandinav mimarisi, bisiklet dostu sokakları, renkli kanallarıyla öne çıkan şehirde görülmeye değer birçok nokta yer alıyor.
Tivoli Bahçeleri: İçinde 182 yaşında bir eğlence parkı bulunan bir şehir düşünün. Bu özelliğiyle dünyanın en eski parklarından biri olma ünvanına sahip.
Nyhavn: Kopenhag denince hepimizin gözünün önüne gelen o renkli evler, Nyhavn’da yer alıyor. Su kenarındaki kafeleri, kanal turları ve rengârenk evleriyle âdeta bir kartpostalı andırıyor. Kopenhag’ın en fotojenik noktası burası diyebiliriz.
Amalienborg Sarayı: Danimarka kraliyet ailesinin resmî ikametgâhı olan saray, Nyhavn’a yalnızca 7 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor. Günlük nöbet değişimi saat tam 12.00’de gerçekleşiyor, kaçırmayın!
Mermer Kilise: Amalienborg ile aynı meydanda yer alan bu kilise, barok tarzı mimarisi ve devasa kubbesiyle dikkat çekiyor.
Tasarım Müzesi: Kiliseye çok yakın bir konumda olan müze, Danimarka’nın mobilya ve endüstriyel tasarım kültürünü yansıtıyor.
Kastellet: Yıldız şeklinde tasarlanmış bu kale, yeşil alanlar, kanallar ve patikalarla çevrili. Surlar boyunca yürüyerek şehir manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Ardından Andersen’in ünlü masalından esinlenerek yapılan Küçük Deniz Kızı Heykeli’ni ziyaret edebilirsiniz.
Bu özel yerlerin yanı sıra Nyhavn’ın batı tarafına doğru yürüyerek ulaşabileceğiniz rotalar da bulunuyor.
Kraliyet Tiyatrosu: Kraliyet Tiyatrosu’nda opera ve tiyatro gösterimleri yapılıyor.
Strøget Alışveriş Caddesi: Bu cadde, Avrupa’nın en uzun yaya alışveriş caddelerinden biri.
Yuvarlak Kule: 1642’de inşa edilen Yuvarlak Kule, gözlemevi, kilise ve üniversite kütüphanesinden oluşuyor.
Kanal Turu: Nyhavn, kanal turu için en çok tercih edilen başlangıç noktalarından biri. Ortalama bir saat süren turun fiyatları 8 ila 15 Euro arasında değişiyor.
Nerede Yemek Yenir? Nyhavn bölgesinde meşhur Vaffelbageren’de waffle ve dondurma yiyebilirsiniz. Ayrıca Vesterbro çevresinde, helal yemek seçenekleri sunan birçok restoran bulunuyor.
Portre

Teknik Direktör, Atlet, Baba: Luis Enrique
İspanyol teknik direktör Luis Enrique, geçtiğimiz sezon Paris Saint-Germain takımına tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonluğu yaşattı.
Hem spor hayatında hem de özel yaşamında örnek davranışlar sergileyen başarılı teknik adam; mücadeleci olması, çalışkanlığı ve insani değerleriyle öne çıkıyor.
Elli beş yaşındaki sporcu, futbolculuk kariyerinde Real Madrid, Barcelona ve İspanya Millî Takımı gibi önemli takımlarda top koşturdu. Kariyeri boyunca birçok başarıya imza attı. Futbolculuğun yanı sıra maraton koşularına katıldı.
2008 yılında Barcelona B takımına teknik direktör olarak atandı. Sonraki yıllarda Roma takımını çalıştırdı, ardından Barcelona A takımında La Liga’da teknik direktörlük yaptı.
Üç çocuk babası olan Luis Enrique’nin en küçük çocuğu, dokuz yaşındaki kızı Xana’ya 2019 yılında kemik kanseri teşhisi konuldu. Bu süreçte kişisel nedenlerden ötürü İspanya Millî Takımı teknik direktörlüğünden istifa etti. Ne yazık ki kızı Xana, Haziran 2019’da hayatını kaybetti.
2015 yılında Berlin Olimpiyat Stadyumu’nda, Barcelona Juventus’u 3-1 mağlup etmişti. Final sonrası, başarılı teknik direktör sevincini kızı Xana ile birlikte sahanın ortasına Barça bayrağı dikerek paylaşmıştı. Bu büyülü an, en çok konuşulan karelerden biri olmuştu.
2025’te, Xana artık yanında değildi. Ancak tribünde onun ve kızının sembolik görseli yer aldı. O anlar, stadyumda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.



















