Diyalog Vesilesi İftarlar!

2023 yılında ramazan iftarlarının UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alındığını biliyor muydunuz?

2032

Ramazanda herkes ibadetlerini şu dörtlü sacayağı üzerine inşa etme arzusuyla dolar: Kur’an, oruç, teravih başta olmak üzere namaz, fıtır sadakası ve zekâtlarla taçlanmış infak… Gelin, bu yıl ramazana bir ayak da biz ekleyelim. Diyalog vesilesi iftar davetleriyle “ramazanlaşma”ya niyet edelim.

Gönül Köprüleri Kuralım

Ramazan, diyalog ayıdır. Bir yıl boyunca gerçekleştirilen buluşmaların bereketine bazen sadece otuz günlük ramazanda ulaşılabilir. “Ramazan, oruç ve iftar dinî bir mesele… Çevremdeki insanları bu vesileyle bir davete çağırmak yanlış anlaşılır mı acaba?” diye düşünebilirsiniz. İşte tam da bu noktada hatırlamamız gereken şey, ramazan iftarlarının 2023 yılında UNESCO’nun “Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi”ne alınmış olmasıdır. İftarlar, hatta sahurlar bile diğer pek çok kültürel varlık gibi ilgi odağı hâline getirilebilir. 

Gönülleri Donatalım

İftar akşamlarında hedefimiz, davetlilere ramazanı ve orucu anlatmak değil; keyifli vakit geçirecekleri samimi bir ortam oluşturmaktır. Eğer konuklarımız evimizden ayrılırken, “Hayatımda ilk defa bir Müslümanın evine misafir oldum. Birkaç saat birlikte vakit geçirdim. Hem çok güzel yemekler tattım hem çok güzel insanlarla tanıştım. İyi ki gelmişim!” diyebiliyorsa, o davet amacına ulaşmış demektir. Bunun ötesinde bir beklentiye girmek hem niyetimize hem de ramazan atmosferine zarar verebilir.

Çemberi Genişletelim

Bizler ramazanın güzelliklerinden zaten haberdarız. Gelin bu sene sadece Müslüman arkadaşlarımızı değil; Müslüman olmayan komşularımızı, dostlarımızı ve çocuklarımızın arkadaşlarını iftara davet edelim. Ramazan başlamadan randevulaşalım; onların da gönüllerine ramazanın güzelliklerini duyurmaya çalışalım. Bazı ülkelerde aileler, ramazan başlamadan diyalog kurabilecekleri kimselerin listesini hazırlıyor ve âdeta misafir ağırlamakta yarışıyorlar. Kimisi ramazanın yarısını, kimisi son on günü itikafa gireceği için ilk yirmi gününü, kimisi de müsait olduğu bütün hafta sonlarını yerel dostlarıyla iftar yapabilmek için ayırıyor. Diyalog vesilelerinin arandığı bu ülkelerde ramazanın bereketi iliklere kadar hissedilebiliyor. Gelin, bu bereketi Nevbahar okurlarının bulunduğu her coğrafyada çoğaltmak için birlikte adım atalım. İşte bunu nasıl yapabileceğimize dair bazı pratik öneriler…

Karşılama ve İlk İzlenim
  • Misafirlere geliş saati net bir şekilde belirtilmeli.
  • Misafirlere ayakkabı çıkarmaları teklif edilecekse terlik (ya da galoş) hazır bulundurulmalı.
  • Getirilen hediyeler, salonun görünür bir yerine konulmalı.

Çocukların katılımı
  • Çocuklar, misafir karşılamaya teşvik edilmeli.
  • Misafir çocukların sıkılmaması için boyama kitapları veya küçük oyuncakların olduğu bir köşe hazırlanmalı.
  • Misafir çocuklara, vedalaşırken yaşlarına uygun küçük hediyeler verilmeli.

Yemek ve İkram Adabı
  • Misafirlere, gelmeden önce alerji hassasiyetleri olup olmadığı sorulmalı. Vejetaryen olmaları ihtimaline binaen menüde etsiz yemek de bulundurulmalı.
  • Servis yapılmadan önce yemekler ve içerikleri hakkında kısaca bilgi verilmeli.
  • Masanın toparlanması ve temizliği misafirler gittikten sonraya bırakılmalı.

Sohbet ve Çay Faslı
  •  Akşam namazı, misafirleri yalnız bırakmamak kaydıyla, kendilerinden izin istenerek ve sırayla kılınmalı.
  •  Misafiri rahatsız edecek sorulardan ve sorgulayıcı konuşmalardan kaçınılmalı.
  •  Dinimiz ya da kültürümüz hakkında sorulan sorulara, zihin karmaşasına yol açmayacak şekilde detaya girmeden cevap verilmeli. 

Vedalaşma
  •  Bütün aile bireyleri uğurlama esnasında hazır bulunmalı.
  •  Hatıra fotoğrafı çekilecekse mutlaka misafirin rızası alınmalı.
  •  En yakın zamanda tekrar bir program yapma dileği iletilmeli.
  •  Misafirlere “diş kirası” nevinden, abartısız hediyeler takdim edilmeli.

Bir Diyalog Hikâyesi 

Estonya’da yaşayan diyalog gönüllüleri, “Ramazan ayını nasıl daha verimli ve anlamlı geçirebiliriz?” diye düşünürken güzel bir hayali gerçeğe dönüştürmüş. “Bir Müslümanın sofrasına misafir olmak ister misiniz?” sloganıyla başlatılan bu samimi proje, kısa sürede sosyal medyada büyük ilgi görmüş; ardından ulusal bir televizyon kanalında da tanıtılarak geniş kitlelere ulaşmış. Üç yıldır aynı heyecanla sürdürülen bu kaynaşma çalışması sayesinde ramazan ayında yüzlerce Estonyalının kalbine dokunulmuş, sofralar paylaşılmış, gönüller yakınlaşmış. 

Bu güzel hikâyenin kahramanlarından biri de üç küçük çocuklarıyla birlikte kampanyaya katılan Yılmaz ailesi. Bir akşam hariç, bütün iftar sofralarını yerel dostlarına açarak âdeta bir gönül seferberliği başlatmışlar.

Bu anlamlı proje 2026 yılında da büyüyerek yoluna devam ediyor.
Bu kez sadece Estonya’da değil, dünya çapında yeni gönülleri, yeni sofraları ve yeni dostlukları buluşturmak için…

Önceki İçerikİffet Ve Sabrın Zirvesinde Bir Hayat: Hz. Meryem
Sonraki İçerikFilozof’ta bu ay ¨Ramazan¨ var!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın