Diyalog Kimin İşi?

Diyalog, her yaş ve seviyeden insanın günlük hayatında iyilik, muhabbet ve birlikte yaşama adına kurduğu gönül köprüsüdür.

0

Diyalog bir iş değil; yaşamın bir parçası, hatta ta kendisidir. Bu amaçla yürütülecek etkinlik ve çalışmaların takibi elbette bir iş olarak görülebilir; ancak diyalog bunlardan ibaret değildir.

Dinlerarası diyalog üzerine çalışmalarıyla tanınan Amerikalı ilahiyatçı Thomas Michel’in ifadesiyle söyleyecek olursak, “Diyalog, herkesin iyiliği için hep birlikte bir şeyler yapabilmektir.” Bu yönüyle, “günlük hayatın en iddiasız temaslarını” bile içine alır. Komşularımızla, iş veya okul arkadaşlarımızla, her yaş ve seviyeden insanla ilişkilerimiz bu kapsamda değerlendirilebilir.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Diyalog, bir kişinin değil, her kişinin işidir. Her seviyeden insan diyaloğu yaşamının bir parçası hâline getirmelidir. Uluslararası pek çok yayında kullanılan “dialogue is a must” tabiri de diyaloğun her Müslüman için bir yükümlülük, hatta bir zorunluluk olduğunu ifade eder.

Herkesin İyiliği İçin

İlköğretim seviyesindeki çocukların kendi akranlarıyla ve öğretmenleriyle ilişkilerinden tutun da ileri yaşlardaki büyüklerin çevreleriyle olan münasebetlerine kadar her seviyede diyalog bilinciyle hareket etmek gerekir.

Bazen yetmiş yaşındaki bir hanımefendi, kapı komşusuyla gönülden gönüle öyle bir bağ kurar ki imrenmemek elde değildir. Bazen de küçük yaşta bir çocuk, sınıf arkadaşlarıyla öyle güzel şeyler hayata geçirir ki ailesini de beraberinde sürükler. Bu tür diyalogların sayısı ve etkisi arttıkça toplumun havası da değişmeye başlar.

Kimi zaman çevre . . .


Bir Diyalog Hikâyesi

Anneler Günü yaklaşırken bir grup genç diyalog gönüllüsü, yaşadıkları ilçedeki huzurevini ziyaret etmek istedi. Huzurevi yönetimi teklifi memnuniyetle kabul etti.

Kısa sürede hazırlıklar tamamlandı. Salon süslendi, ikramlar hazırlandı. Şiirler okundu, şarkılar söylendi. Gençler, yaşlılarla tek tek ilgileniyor, sohbet ediyor, birlikte gülümsüyordu.

Program boyunca dikkat çeken bir şey vardı. Başörtülü gençleri ilk defa bu kadar yakından gören bazı huzurevi sakinleri, onları şaşkınlıkla izliyordu.

Programın sonunda yaşlı bir kadın, genç gönüllülerden birinin kulağına eğildi ve sessizce şöyle dedi: “Seni sokakta görsem tepkim bambaşka olurdu. Ama bugün Anneler Günü… Kendi çocuklarım bile beni ziyarete gelmezken sen buradasın. İşte bu, benim için her şeyi değiştirdi.”

Önceki İçerikTercihlerimiz Torunlarımızı Etkiler mi?
Sonraki İçerikDaha Anlatacaklarım Var!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın