Diyaloğun Meyvesi

Her bayram kapıları tıklatıyor, her özel günde arkadaşlarımızı hatırlıyoruz. Peki sonucunda biz ne elde edeceğiz?

2

Genelde çoğumuz sonuç odaklı hareket etmeye alışığız. Bu nedenle birçok şeyde olduğu gibi diyalogda da bir netice elde etme beklentisi oluşuyor. Bu kadar zamandır tanışıyoruz, birbirimize gidip geliyoruz, aylar yıllar böyle geçiyor, sonunda ne olacak? Diyalog yoluyla bir ürün elde edilebilir mi? 

Aslında diyaloğun bizatihi kendisi üründür. Yani diyalog yapabiliyor olmak zaten bir üründür, başka bir beklentiye girmemize gerek yok. Sizden farklı olan biriyle bir iletişim kurabildiniz, zamanla arkadaş hatta dost hâline geldiniz ve bunu sürdürebiliyorsanız diyaloğunuz meyve veriyor demektir. Aksine, münasebetinizin kesildiği veya kesintiye uğradığı durumda zaten bir diyalogdan söz edilemez. Bunu şöyle özetleyebiliriz; ‘Diyaloğun meyvesi diyaloğun sürmesidir.’ 

Evrensel Bir Bahara Doğru

Bugün kurulan güzel ilişkiler aylar, yıllar hatta nesiller boyu sürecek; barış ve huzur içinde birlikte yaşama kültürü günden güne yayılacak, yeryüzünde bir sulh ve esenlik hâlinin tesisi sağlanacak ve evrensel bir bahar yaşanması için üstümüze düşeni yapmış olacağız. 

Bizler bir netice elde etmek, yaptıklarımızın karşılığını görmekten çok; ihlasla çabalamak, gayret etmek, mükellefiyetlerimizi yerine getirmek ve mümkünse neticeyi hiç hesap etmemek telkini ile yaşayan insanlarız. Bu durum diyalog için de aynıyla geçerlidir. Diyalog adına yaptıklarımızla ilgili bir netice elde etme niyetinde olmak hem Allah’a hem de muhatabımız olan kula karşı samimiyetimizi zedeleyecektir. Allah’a karşı samimiyetimizi O’nun rızası dışında bir şeyi hedefe koymak, kula karşı samimiyetimizi onun dostluğundan başka bir ajandaya sahip olmak cihetiyle zedelemiş oluruz. 

Empati Zamanı

Konuya empati ile yaklaştığımızda diyalogda farklı bir beklenti içinde olmanın muhatabımızda nasıl bir tahribata sebep olabileceğini daha net görebiliriz. “Her şey bunun için miydi? Senin amacın . . .


Bir Diyalog Hikâyesi

Elif Sezgin Can, Almanya’ya taşındığında dilini geliştirmek ve yeni insanlarla tanışmak için bir konuşma partnerliği programına katıldı. Emekli bir mühendis çiftle haftalık buluşmalar başladı.

İlk zamanlar biraz gergindi. Ama zamanla konuşmalar uzadı, kahveler içildi, ev ziyaretleri başladı. Bir dil pratiği olarak başlayan buluşmalar, yıllar içinde gerçek bir dostluğa dönüştü.

Özellikle her ramazan ayında birlikte kurdukları iftar sofraları ilişkilerini daha da derinleştirdi. Kültürlerarası diyalog programlarına birlikte katıldılar. Zor zamanlarda birbirlerine destek oldular.

Bir gün bu dostluk bambaşka bir anlam kazandı. Dil partneri, şehirde göçmenler için hazırlanan bir projede Elif Hanım ve ailesiyle kurdukları dostluğu kaleme aldı. Yazısında, bir karşılaşmanın nasıl gerçek bir bağa dönüştüğünü anlatıyordu. Bugün o çift, Elif Hanım’ın oğluna gönüllü Almanca desteği veriyor.

Bazen bir konuşma pratiği, bir aile dostluğuna dönüşür.

Önceki İçerikİnsansız Olur mu?
Sonraki İçerikBir Tıklık İrade

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın