“Dağarcık”

164
Bir Sözcük 

Dağarcık: İçine öteberi konulan küçük meşin torba. Eski Türkçede büyük heybe ve çuvalları ifade eden “dağar” sözcüğünden türemiştir. Zamanla anlamı genişlemiş ve “bir müzik topluluğunun repertuvarı”, “bellek” gibi anlamlar kazanmıştır. Bugün “söz dağarcığı” dediğimizde, zihnimizdeki kelimeleri taşıyan görünmez bir torbayı kastetmiş oluyoruz.


Gurbetçi Sözcükler

Sözcük: ocahi (ოჯახი) 

Göç ettiği ülke: Gürcistan

Gürcüceye Türkçe “ocak” kelimesinden geçen bu sözcük, “aile” anlamında kullanılır. “Ocak” kelimesi Türkçede de aynı anlamı taşımasına rağmen bu kullanım yaygın değildir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde “ocak” maddesinin onuncu anlamı olarak yer alır.

Ne ilginçtir ki biz bugün Arapçadan gelen “aile” kelimesini kullanıyoruz; “ocak” ise komşu halkın dilinde, âdeta gurbetçi bir sözcük gibi yaşamını sürdürüyor.


Bir Atasözü

Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar: Bu atasözü, “Yenilmesi imkânsız gibi görünen zorlukların da üstesinden gelinir, her güçlüğü aşmanın bir yolu yordamı vardır.” anlamında kullanılır.


Bir Deyim

Dağarcığında bir şey kalmamak: Söyleyeceği bir söz, vereceği bir cevap kalmamak. Söz sermayesinin bitmesi.


Bir Kitap

Türkçenin Sırları: Yarım asrı geride bırakmasına rağmen yeni baskılarıyla Türkçe sevgisi aşılamaya devam eden bu eser, dilimizin inceliklerini anlatan bir başucu kitabı. Banarlı, dil sevgisini şöyle ifade eder: “Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakir görmek, hele şu veya bu politik veya ideolojik sebeple dilden atılabilir görmek, onların oluş ve yontuluş tarihini bilmemekten, hatta sevmemekten doğan büyük bir gaflettir. Çünkü, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de tarihi vardır.


Bir Sözcüğün Yolculuğu

Oda: Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi amaçlarla kullanılan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi. Kelimenin kökeni Eski Türkçedeki “od” (ateş) sözcüğüne dayanır. Önceleri “od”tan “otamak” (ateş yakmak) fiili türemiş, bu fiilden de ateş yakılan, korunaklı yer anlamındaki “otag” kelimesi oluşmuştur. Göçebe Türk kültüründe “otag”, aile sıcaklığının, misafirperverliğin ve korumanın da simgesiydi. Zamanla kelimenin sonundaki “g” sesi düşmüş ve günümüzdeki “oda” şekline dönüşmüştür.


Bunları Karıştırmayın

“Yoksul” fakir demektir; geçinmekte sıkıntı yaşayan, maddi durumu iyi olmayan kişi yoksuldur. “Yoksun” ise belli bir şeyden kendisinde olmayan, o şeyin yokluğunu çeken anlamında kullanılır.

“Garipler yuvası ve yoksullar sığınağı olan bu güzel yurtta bin türlü dertler ve mihnetler içinde tatlı bir nefes almak nasip olmadı.”(Ahmet Hamdi Tanpınar)

“Küçük memurlar, köylüler ise her türlü hürriyet ve güvenden yoksun idiler.” (Ahmet Kabaklı)

Önceki İçerikÖfke Bize Ne Anlatıyor?
Sonraki İçerik“Çağla”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın