Başörtüsü Zor Geliyor, Ne Yapmalıyım?

Başımı örtmek o kadar ağır geliyor ki anlatamam. Üstelik bu durum hem sosyal hayatımı tam anlamıyla sekteye uğratıyor hem de ruhumu daraltıyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Zorlansam da başımı örtmeye devam mı etmeliyim, yoksa... (Rumuz: Kar Kuşu)

6

Sevgili Kar Kuşu, “Anlatamam.” derken bile aslında ne çok şey anlattın. Sorundaki “ruhumu daraltıyor” kelimelerinde biraz durdum. Dışarıdan kolay görünen bir şeyin insanın içinde ne fırtınalar kopardığını başkaları her zaman bilemiyor. Hele mesele dinî hayatımızsa, zorlandığımızı söylemek bile yük hâline gelebiliyor. 

Üstüne üstlük, kendimizi “İmanım mı zayıfladı, isyan mı ediyorum?” diye hırpalayabiliyoruz. O yüzden gel, meseleye bir fıkıh tartışmasından önce bir insan, bir kul olarak bakalım.

Çevrende kendini yalnız mı hissediyorsun? İş veya eğitim hayatında karşına engeller mi çıkıyor? Yoksa yıllardır “başörtülü kadın” kimliğinin senden beklediklerini taşımaktan mı yoruldun? Cevabın hangisi olduğunu bilmiyorum. Ama bilmeden sana verilecek her kestirme cevabın eksik kalacağını biliyorum.

İnsan bazen Allah’ın bir emrini inkâr ettiği için değil, onu yerine getirirken yorulduğu için zorlanır. Namazın farz olduğuna inanıp namazında zorlananımız, affetmenin güzel olduğunu bilip bir türlü affedemeyenimiz yok mu? 

İnsan inanarak da zorlanabilir. Üstelik bu mücadeleyi yaşayan tek kişi sen değilsin. Zorlanıyor olman seni kötü bir Müslüman yapmaz.

Bunu söyledikten sonra meselenin dinî tarafını da senden saklamayalım. İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu, Müslüman kadının saçını örtmesini dinî bir yükümlülük olarak değerlendirmiştir. Sana kendini daha iyi hissettirebilmek için “Aslında başını örtmesen de olur.” diyemem. Bu sana karşı dürüstlük olmaz. Ama buradan “Başını açarsan her şey biter.” sonucuna da varamam.

Başörtüsü Allah’la ilişkinin bir parçasıdır Kar Kuşu; ama Allah’la ilişkin başörtüsünden ibaret değildir. Sen namazınsın, duansın, merhametinsin, doğruluğunsun. Bir dostunun derdini dinlediğin o uzun akşamsın. Kimsenin görmediği yerde yaptığın iyiliksin. Kırdığın kalbi onarmak için attığın adım, yalnızca Allah’ın bildiği gözyaşınsın.

Kulluk bütün bunlardan daha büyük bir yolculuktur Kar Kuşu. Bir yerde eksilmemiz, diğer bütün güzelliklerimizi yok etmez. Kur’an’ın ifadesiyle, “Şüphesiz ki iyilikler kötülükleri yok eder. (Hûd suresi, 11/114) Çok şükür ki dinî hayatımız “Ya hepsini eksiksiz yaparsın ya da hiçbirinin anlamı kalmaz.” diye işlemiyor.

Bir şeyi daha hatırlayalım: Tesettür anlatılırken bazen . . .

Önceki İçerikYapay Zekâ, Teknolojinin Çernobil’i Olur mu?
Sonraki İçerikBedenimizin Gizli Dostu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın