Mahsus Kontenjan

66

Gün gelir de torunlarımız bize şunu sorar mı acaba: “Gerçekten bir zamanlar doktorlara gider, öğretmenlerden ders alır, avukatlara danışır mıydınız?” 

Eğer o gün gelirse, muhtemelen içimizden bir eski zaman tramvayı geçecek; sonra durup şöyle diyeceğiz: “Evet, çünkü bir zamanlar insan yalnızca bilgi aramazdı; insan arardı.”

Eskiden insanın rakibi insandı. Mahallenin terzisi diğer mahalledeki makas sesine kulak kabartır; bakkallar birbirinin müşterisini rüyasında görürdü. Şimdi ise herkesin önüne sessiz bir rakip çıktı: Yapay zekâ!

Bir sabah uyandık ve makinelerin yazmaya başladığını gördük. Resim çiziyor, teşhis koyuyor, dava dosyası okuyordu. Dün hayal dediğimiz şey, bugün hayatımızın orta yerine masasını kurmuş oturuyordu. Herkes aynı anda aynı soruyu sordu: “Şimdi ne yapacağız?” 

İnsan ilk kez, kendi gölgesinin devleştiğini, kendi yerini almaya yeltendiğini gördü. Anne babalar telaşlı, gençler tedirgin. “Algoritma yerimi alır mı?” sorusu, zihinlerde bir uğultu gibi dolaşıyor.

Sahi, işin sonu nereye varacak? Kimse bilmiyor. Ama bazı şeyler şimdiden görünmeye başladı. Bilgi sıradanlaştıkça bir şeyler daha değerli hâle geliyor. Merhamet mesela. Sezgi. Samimiyet. Dikkat. Güven. 

Çünkü âdemoğlu bazen reçeteyle değil, güvenle iyileşir. Canı yanarken tenha köşelerden yükselen dualar, hiçbir veritabanına sığmaz. İçine insan nefesi girmeyen soğuk mahkeme salonları ne yapsanız ısınmaz. Vazgeçmenin eşiğindeyken, bir öğretmenin omzumuza dokunup “Yaparsın evladım.” deyişindeki sıcaklığı hiçbir emir kipi taklit edemez.

Makinelerin kelimeleri var belki ama nefesleri yok. Sözleri var belki; ama susmanın ağırlığını bilmiyorlar. Yalnız bir annenin sesindeki ince çatlağı, bir yetimin aidiyet sancısını, bir ihtiyarın penceresine çöken yalnızlığı anlayamıyorlar. İşte sistemin asla hesaplayamayacağı yer burası: İnsana ayrılmış o mahsus kontenjan.

Bana sorarsanız, dijital gölgeler uzadıkça, insanın ışığı daha keskin görünüyor. Bu, belki de tarihin en güzel paradoksudur: Ne kadar çok soğuk makine, o kadar çok sıcak insan… Bu yüzden çocuklara bilgi değil, insan biriktirmeyi öğretmeli. Çünkü o yapay akıllar ne kadar ezber ederse etsin, bazı yaralar için her zaman insan gerekecek.

Önceki İçerikFilozof’ta bu ay ¨MÜZİK¨ var!
Sonraki İçerikİnsansız Olur mu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın