Bir Sözcük
Müdavim: Bir yere sürekli olarak giden (kimse), gedikli."O dikkate değer salonun yegâne çocuk müdâvimi ben olmuştum."Halide Edip Adıvar
Bir Atasözü
Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir:...
Bir Sözcük
Rahle: Kitap okumak veya yazı yazmak üzere önüne oturulan, açılır kapanır alçak tahta masa.
"Küçük küçük rahleler önünde benim kadar on beş yirmi çocuk...
Bir Sözcük
Hâletiruhiye: Ruh hâli. Bir kimsenin düşünce ve davranışlarına hâkim olan, içinde bulunduğu psikolojik durum.
"Böyle bir hâletiruhiye içinde gelen bir mal sâhibini atlatmak elbette...
Bir Sözcük
Hasılı: Kısacası, özet olarak, özetle anlamında kullanılan bir sözcüktür. İlk hecesi uzun okunur. Netice, ortaya çıkan ürün gibi anlamları olan "hasıl" sözcüğüne iyelik...
Bir Sözcük
Çağla: Kayısı, badem, erik gibi yemişlerin, kabuğu henüz sertleşmemiş yeşil, körpe, yenebilen ham şekli. "Kaysılar, şeftaliler çiçek açmış; turfanda çağlalar baharın geldiğini ilan...
Bir sabah dünyanın bütün perdeleri açıldı. Dallısı, güllüsü, ipeklisi, tüllüsü, dantellisi, fistolusu, nakışlısı, yamalısı...
Bir sabah dünyanın bütün perdeleri açıldı....