Aile Dr. Deva |Mutlu bir çocuk için ebeveynler neler yapmalı? 

Dr. Deva |Mutlu bir çocuk için ebeveynler neler yapmalı? 

Günümüz şartlarında çocuk yetiştirmek sabır, özveri ve gayret gerektiriyor. Bununla birlikte, anne babaların davranışlarının doğru ve sağlıklı olması da büyük önem arz ediyor. Bu yazımızda hem okurumuzun sorusuna cevap vermek hem de meseleyle ilgili önemli bazı bazı teklifler yazmak istedik.

804

Rumuz: Baş edemiyorum, Kanada 

Sevgili Dr. Deva, 

İkisi ergenlik dönemine yakın, 3 çocuğum var. Bazen isyankâr olabiliyorlar. Aile olarak neler yapmamız gerekir? 

Sevgili okurum! 

Günümüzün şartları itibariyle çocuklarla sağlıklı iletişim kurmak gerçekten çok önemli bir mesele. Tabi burada en önemli görev anne babalara düşüyor. Öncelikle anne baba olarak, kendimizin nasıl bir ebeveyn olduğunu bilmemiz gerekiyor. 

Ebeveynlerin çocuklarına olan davranışları çeşitlilik gösterir. Şimdi bunları biraz açalım. 

TUTARSIZ AİLELER 

Tutarsız ailelerde, anne babada ‘birlikte karar verebilme’ eksiktir. Dolayısıyla çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu belirleyemez. Ebeveynin birisi çocuğa ceza verirken diğeri şefkat kucağını açar. Bu ailelerde eşler, çocuğun yanında birbirlerini tenkit ederler. Bu ailelerin çocukları genellikle isyankâr ve karar vermekte zorluk yaşarlar. Çoğu zaman çocuklar, hangi ebeveynin tutumu işlerine gelirse ona yönelirler. 

OTORİTER AİLELER 

Otoriter davranışta bulunan ailelerin, çocukların hata yapmasına tahammülleri yoktur. Ev adeta kurallar manzumesidir. Cezalandırma en çok tercih edilen yoldur ve bunlar çoğu zaman da ağır cezalardır. Bu durum, aile tarafından disiplin zannedilse de, çocuğu hayatından bezdirir. Bu ailelerde büyüyen çocuklar kendini tam ifade edemez. Bazen çocuklarda bedensel problemlerle birlikte konuşma bozuklukları bile görülebilir. Bu çocuklar güvensiz, çekingen, zor karar veren ve yönlendirilen bazen de isyankâr çocuklar olur. 

SERBEST AİLELER 

Serbest ailelerde, çocukları için özgür ortam oluşturma çabası vardır. Bu da çocuk üzerinde ebeveynin denetimini sınırlı kılar. Çocuk yaptığı işlerde serbesttir. Zarar verebileceği davranışlar bile görmezden gelinir. Aile, ‘çocuk yaşasın ve öğrensin’ der ama en büyük yanlış da budur zaten. Çünkü çocuğun yapabileceklerinin sınırı yoktur. Adeta çocuk freni olmayan bir arabaya benzer. Kural tanımayan bu çocuklar okulda ve ileriki hayatlarında, kurallarla karşılaşınca problem yaşarlar. Bu ailelerin çocukları, sınırları olmadığı için çok şımarık olurlar. Çocuklarının mutlu olmasını, onun her dediğini yaparak olacağı zannına kapılan bu ailelerde, çocuk bu durumu sürekli kullanır. Bu çocuklar her arzularının yapılmasını ister. Bencil bir fıtrata bürünürler ve hak etmedikleri şeyleri de kendi hakları zannederler. 

MÜKEMMELLİYETÇİ AİLELER 

Mükemmeliyetçi anne babalar, çocuklarının da kendileri gibi olmasını bekler. Kendi kariyerlerinde yapamadıklarını onlar üzerinden gerçekleştirmeye çalışırlar. Hep başarı beklentisindedirler. Özel dersler, dershaneler, sanat etkinlikleri ile çocuğu boğarlar. Bu durumda çocuklarda zihin yorgunluğu oluşabilir. Tam kuralcıdırlar, yaptıklarını da hep, ‘iyiliğin için yapıyorum’ derler. Aşırı titizlik beklerler. Çocuklar hassas ve güvensizdirler, en küçük başarısızlıklarda hayal kırıklığı olur. Bu ailelerde yetişen çocuklar ekip çalışmalarında zorlanır, bütün ekibi kendileri gibi ister. 

REDDEDİCİ AİLELER 

Reddedici ailelerde çocuk adeta hasım gibi görülür. Anne babada şefkat eksikliği vardır. Çocuğun hep eksikleri konuşulur ve devamlı eleştirilir. Bu durumda çocuktan doğru davranış beklemek nafiledir. Bu çocuklarda da güvensizlik ve tutarsızlık zirvededir. Akran bulmakta zorlanırlar. Asi olabilirler ve çevresindekilere saygı göstermezler. 

KORUYUCU AİLELER 

Koruyucu aileler çocuğa gereğinden fazla ihtimam gösterir. Çocukları hep baş tacı ederler. Hep, ‘aman hasta olmasın, aman dikkatli olalım’ halindedirler. Anne baba hep çocukla beraber olmak ister. Çocuk ise yaşı ilerlese bile ebeveyn odasında kalmak ister. Ebeveynlerde, çocuklarını bir türlü mutlu edememe korkusu vardır. Bu ailelerde yetişen çocuklarda kendine güven ve sosyalleşme eksik kalır. Tek başlarına alması gereken kararları alamazlar. 

İLGİSİZ EBEVEYNLER 

İlgisiz ebeveynler için ise çocuğun çevrelerinde olup olmaması arasında fark yoktur. Bu tip ailelere göre çocuk aileyi rahatsız etmiyorsa problem yoktur. Şayet rahatsız ediyorsa o zaman çocuk gündem olur ve hep problemleri konuşulur. Aslında çocukta pek çok güzel özellik de olabilir, fakat bu gündeme gelmez. Bu çocuklar ilgiyi az gördükleri için dikkat çekmeye çalışırlar ve bunların insan ilişkileri zayıftır. 

GÜVEN VERİCİ AİLELER 

Güven verici ailelerde çocuklara destek verme ve yaptıklarını hoş görme önceliklidir. Ebeveyn çocuğunu çok iyi tanır, eksiklerini bilir ve tamamlamaya çalışır. Çocuklarının kabiliyetlerini ortaya çıkaracak alternatifler sunar, zemini hazırlar ve kabiliyetlerin geliştirilmesini çocuğa bırakırlar. Hislerini çocuğa açıkça ifade ederler. Şeffaflık ön plandadır. Çocukların problemlerini doğrudan çözme yerine onlara problem çözme 

 metotlarını gösteren bir ebeveyn vardır. Bu da karakterlerin gelişmesine vesile olur. 

Çocuğun ailede her zaman bir oyu vardır ve kanaati alınacağını bilir. Kendine güveni sağlamdır. Çocuğun fikri mantıksız olsa bile, bu durum çocuğa usulüyle ile hissettirilir. Her zaman evde istişare ortamı hâkimdir. Sınırları belli olan bir hürriyet vardır. Çünkü sınırsız hürriyet her zaman isyan doğurur. Bu ailelerde olgunlaşma ve kendini ifade edebilme tamdır. 

Güven verici aileler, her problemi çocuğunun yanında çözmez. Çocuğun duymaması gereken meseleleri kendi aralarında çözer. 

Bu ailelerde yetişen çocuklar, sosyaldir ve arkadaşlarına yardım etmeyi severler. Hem insanlara güvenir hem de kendine güven hissi uyandırır. 

Aile tiplerini genel olarak verdik. Siz önce kendinizin hangi aile tipinde olduğunu tespit edin ve eksiklerinizi ona göre tamamlamaya çalışın. Nihayetinde ‘güven verici aile’ durumuna gelmenizi ümit ve dua ederim. 

Mutlu bir çocuk için anne babalara tavsiyeler 

  1. Hiçbir koşula bağlı kılmadan onu sevdiğinizi hissettirin. Başarılı iken sevip, başarısız olduğunda sevmediğiniz bir durum sizde ve çocukta ikilem oluşturacaktır. 
  2. Çocukları dinlemeyi öğrenelim. İlgisizlik çocukta kapanmayan yaralar açar. Çocuğu dinlerken, gözünüz telefonda veya televizyonda ise bu bir dinleme değildir. Çocuk kendisine kıymet verilmediğini hissedecektir. 
  3. Çocuğunuzun yanında eşinizi, diğer aile büyüklerini ve hatta hiç kimseyi kötülemeyin. Çocuklar nezdinde onları gözden düşürmeyin, büyüklerin üzerlerinde hiçbir tesiri kalmaz. Ve bu çocukta sürekli eleştirme kültürünü oluşturur. 
  4. ‘Hal diliniz’, ‘kal dilinizden’ önce gelsin. Çocuğa Kur’an oku diyor fakat o sizi Kur’an okurken görmüyorsa bu etkili olmaz. Temsil tebliğin her zaman önündedir. 
  5. Ebeveynler aralarındaki kırgınlıkları çocuğa yansıtmamalı ve çocukların yanında kesinlikle tartışmamalı. 
  6. Ergenliğe geçişte çocuklar hissilikten rasyonel döneme geçerler. Bu dönemlerde anlattıklarımız her zaman akla uygun şekilde verilmelidir. Aklî delillerle izahta zorlanacağımız kavramlar bile usulü ile akla yakınlaştırılmalıdır. 
  7. Çocukla konuşurken göz teması kurun ve çocukla aynı hizada olmaya dikkat edin. Peygamberimizin çocuklarla konuşurken, eğilip onların seviyesine gelmesini hep aklımıza gelsin. 
  8. Çocuklara, “Sen böylesin, sen şöylesin…” ifadelerini değil, yapıcı bir dil kullanarak eksiklerini tamamlamaya çalışın. 
  9. Çocuğun hoşuna gitmeyen fakat ebeveynin yaptığı bir davranış varsa bu izah edilmeli ve kötü niyet olmadığı usulüyle anlatılmalı. 
  10. Başka bir çocukla mukayese, çocuk için en sıkıntılı durumdur. Olması gereken başka çocuklarla mukayese değil, tarihte örnek alınması gereken şahsiyetleri nazara vermektir. 
  11. Çocuklar, sizin yanınızda büyükleri tenkit ettiğinde, bunun yanlış olduğunu aklî ve edebî yönleriyle izah edin. Olması gerekenin insanın kendi eksiklerini görebilmesi olduğunu anlatın. 
  12. Hep olumsuzluğu ifade etmek çocuğu yüksündürür. Çoğunlukla olumlu yönler konuşulup takdir edilmeli. 
  13. Ödüllendirmede aşırıya kaçmama da önemli bir noktadır. Çocuğa çok pahalı hediyeler almak her zaman sakıncalıdır. Küçük yaşlardan itibaren iktisadı öğretmek önemli bir meseledir.

2 COMMENTS

LEAVE A REPLY

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın