Berat: Af ve Mağfiret Fırsatı

Berat Gecesi, ramazandan önceki son duraktır. Sırtındaki günah yüklerini bu durakta indiremeyenler, yol boyunca onları taşımaya devam eder. İndirenler ise yolun bereketini daha çok hisseder.

72

Berat Kandili, ramazan ülkesine varmadan önce durulan son istasyondur. Yolcunun yolu uzun, yükü ağırdır. İnsan bu durakta biraz kalmalı; sırtındaki yüklerin kirini, pasını silmeli, tozunu almalıdır. Niyetlerine yeniden bakmalı, eksiklerini fark edip telafi etmeye çalışmalıdır. Yük hafiflerse yol kolaylaşır, fazlalıklar atılırsa heybe ilahi mevhibe ve varidatlar ile dolar.

Ramazan ayının sonunda günahlardan arınmış olmak büyük bir bahtiyarlıktır. Fakat ramazana günahlardan arınmış olarak girebilmek, daha büyük bir bahtiyarlıktır. Yükünü azaltıp kalbini cilalayan yolcu, rahmet ve bereket yurdu olan ramazanda Rabb’i ile arasındaki engelleri azalttıkça azaltıp ilahi rahmet, inayet ve tecellilerden en üst seviyede yararlanma fırsatı elde eder. Berat Gecesi, müminlere günahlarından arınma, kalplerini diri tutma fırsatı verir.

Af Kapısının Aralandığı Gece

Şaban ayının on beşinci gecesi, Müslümanlar arasında bağışlanma ümidiyle anılır. “Berat” kelimesi Arapça “berâe” kökünden gelir; yükümlülükten kurtulma, temize çıkma anlamlarını taşır. Bu geceye Berat Gecesi denmesi, kulun özellikle bu gecede günah yükünden kurtulma umuduyla Allah’a yönelmesi dolayısıyladır.

Peygamber Efendimizin bu geceye dair haber verdiği rivayetlerde ilahi rahmet vurgusu öne çıkar. Şabanın ortasında, Allah’ın rahmetiyle dünya semasına tecelli ettiği, istiğfar edenlerin affedildiği, rızık isteyenlere rızık kapılarının açıldığı ifade edilir (Tirmizi, Savm, 39). Hadis âlimleri bu rivayetin senet bakımından zayıf olduğuna işaret etmişlerdir; ancak mana itibarıyla ümmetin amelî hayatında güçlü bir karşılık bulduğu görülür.

Öte yandan Berat Gecesi ile ilgili bazı hadislerde; kalbinde kin taşıyanların, şirk üzere olanların, düşmanlık besleyenlerin ve ana babasını incitenlerin bu gecenin affından mahrum kalabileceği bildirilir.

Kaderle İrtibat Ve Kutsi Çekirdek

Berat Gecesi, kaderle olan irtibatı sebebiyle de dikkat çeker. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Apaçık kitaba yemin olsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. O gecede her hikmetli iş ayırt edilir.” (Duhan suresi, 44/2-4)

Müfessirlerin çoğu bu ayette kastedilen gecenin, Kadir Gecesi olduğunu belirtirken, İkrime’nin de aralarında bulunduğu bir grup müfessir, bu ayetin Berat Gecesi’ne işaret ettiğini söylemiştir. Bu yoruma göre Kur’an-ı Kerim, dünya semasına Berat Gecesi’nde indirilmiş; Kadir Gecesi’nde ise peyderpey nüzulü başlamıştır.

Yukarıdaki ayetlerde geçen “her hikmetli iş”in o gecede ayırt edilmesi meselesini izah ederken Bediüzzaman Hazretleri, Berat Gecesini “bütün senenin kutsi çekirdeği” olarak niteler. Ona göre: “Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin programı nev’inden olması cihetiyle, Leyle-i Kadr’in kudsiyetindedir.” (Şualar, 14. Şuâ)  Bu gece, insanın bir yıllık manevi kader programıyla temas ettiği bir vakittir. Kısa zamanda büyük kazançların elde edilebildiği bu kutlu gecede yapılan ameller, normal zamanlarda yapılanlara göre daha fazla değer kazanır.

Elli Senelik Bir Ömür Bereketi

Bu geceyi ibadetlerle ihya etmenin önemini Bediüzzaman Said Nursi şu şekilde ifade eder: “Herbir hasenenin Leyle-i Kadirde otuz bin olduğu gibi, bu Leyle-i Beratta herbir amel-i salihin ve herbir harf-i Kur’ân’ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhûr-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâli-i meşhurede on binler, yirmi bin veya otuz binlere çıkar. Bu geceler elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için, elden geldiği kadar Kur’ân’la ve istiğfar ve salâvatla meşgul olmak büyük bir kârdır.” (Şualar, 14. Şua)

Bu manevi kazançlara nail olabilmek, gecenin ihyasıyla doğrudan irtibatlıdır. Kur’an-ı Kerim tilaveti, tövbe ve istiğfar, salavat ve dua bu gecenin temel amelleridir. Sünnette özel ve belirli bir namazdan söz edilmemekle birlikte, eskiden beri âlimlerimiz bu gecede farz namazlara hassasiyet göstermeyi; teheccüt, hacet, tespih, tövbe namazları ve gönülden yapılan dualarla geçirmeyi tavsiye etmişlerdir.

Berat Kandili, Allah’ın affına layık hâle gelme gayretinin gecesidir.

Affa Davet

“Şaban ayının 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir: “İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim. Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.” Böylece tan yeri ağarana kadar bu şekilde devam eder.”
(İbn Mâce, İkâme, 191)

Önceki İçerikKalp Hastasıyım, Ramazanda Oruç Tutmalı Mıyım?
Sonraki İçerikMetabolizmanız Ne Kadar Hızlı?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın