Kitap Yurttan Sesler Korosu

Yurttan Sesler Korosu

Kıymetli Şeylerin Tanzimi, ailenin hem ışık hem karanlıkla örülü melodisine kapı aralıyor. Kahkaha, sessizlik ve sırlarla dolu bu hikâyeye hazır mısınız?

130

Öyle denir; bir bebek, önce annesinde görür kendini. Bir ayna gibi! Sonra babanın sesi, kardeşlerin gölgesi… Kahkahalar, sevinçler, suskunluk ve öfkeler… Ailedeki her ferdin aynasına başka başka yansıyan hâller… Hepsi yan yana. Hepsi üst üste. İşte aile: İlk sığınak, ilk sınav. İlk yara ve ilk şifa. Hem karanlık hem ışık. Tam kaçamazsın ondan, tam sığınamazsın da. Burası dünya! Ve aile, dünyadaki payımıza düşen ilk hakikat. Ya da ilk rüya.

Bu yüzden aileyi anlatmak, insanı anlatmaktır aslında. Başlangıçtır o; dönüp dolaşıp geldiğimiz yerdir. Ömür boyu içimizden konuşmaya devam eden sestir. 

Sezen Ünlüönen, ilk romanı Kıymetli Şeylerin Tanzimi ile bir geniş ailenin çok katmanlı hikâyesine kapı aralıyor. Muhabbet Apartmanı’nda yaşayan Nazlı, Sevim, Fırat, Gülendam ve daha niceleri,kendi sesleriyle konuşuyor. Herkes ayrı bir melodi tutturmuş, ama hepsi birleştiğinde bütün tamamlanıyor. Tam bir “yurttan sesler korosu” gibi: Bazen uyumsuz, bazen gürültülü, ama çokça tanıdık.

Tek bir doğruda ısrar etmeyen roman, okurunu da buna teşvik ediyor. Herkesin farklı bakışları, bambaşka kabulleri var. Birini suçlayamıyorsunuz, diğerine kızamıyorsunuz. Sevim’in sessiz çığlığına kulak verince öfkelenemiyorsunuz mesela. Ya da Fırat’ın “olmamışlık” duygusuyla savruluşunu yargılayamıyorsunuz. Yazarın “duman gibi hafif, merakla ve sessizce” gezindiği evin içindeki her insan, kendi boşluğunu bir şeylerle doldurma peşinde. Siz de onlardan biri oluveriyorsunuz.

Ünlüönen, Harvard’da edebiyat doktorasını sürdüren bir akademisyen. Bu birikim, romanına hem deneysel bir cesaret hem de incelikli bir derinlik katıyor. Mizahı ve ironiyi de elden bırakmayan yazar; sürprizsiz, sakin, samimi bir arkadaş gibi okura elini uzatıyor. 

Geriye şu sorular kalıyor: Ev neresi? Gerçekten kıymetli olan ne? Özgürlük mü, aidiyet mi, yoksa ikisinin arasında kurduğumuz o ince denge mi?

Kıymetli Şeylerin Tanzimi

Yazar: Sezen Ünlüönen

İletişim Yayınları | 248 Sayfa



SATIRDAN SAHNEYE 

DOLUNAY KATİLLERİ
David Grann’ın Killers of the Flower Moon kitabı, 1920’lerde yapılan sistematik cinayetleri ve FBI’ın ilk büyük soruşturmasını anlatıyor. Martin Scorsese’nin 2023 tarihli film uyarlaması ise bu karanlık tarihi, DiCaprio, ve De Niro’nun oyunculuklarıyla sarsıcı bir ağıda dönüştürüyor.



NE VAR NE YOK?

1969’dan bu yana dünyanın en saygın edebiyat ödüllerinden biri olan Booker Ödülü, bu yıl 10 Kasım’da sahibini bulacak. 13 romandan oluşan ön aday listesinde Kiran Desai’nin 19 yıl aradan sonra yazdığı The Loneliness of Sonia and Sunny öne çıkıyor. 


SAYFA ARKASI

Sanat Yönetmeni: Kitabın kimliği, okura çok şey söyler. Sanat yönetmeni, eserin ruhunu ve yayınevinin çizgisini dikkate alarak estetik bir yol haritası çizer. Hangi görsel dilin kullanılacağı, tipografinin hangi duyguyu yansıtacağı, renklerin nasıl bir atmosfer oluşturacağı onun vizyonuyla şekillenir.


KİTAP EVLERİ

Clementinum:1556’da Cizvit Üniversitesi’nin parçası olarak kurulan bu barok başyapıt, tavan fresklerinden eski astronomik enstrümanlara kadar her detayıyla bir edebî masal mekânı olarak asırlardır Prag’ı süslemeye devam ediyor.


KAPAK GÜZELİ

Italo Calvino’nun Into the War kitabı, Peter Mendelsund’un tasarladığı minimalist kapağıyla dikkat çekiyor. Calvino’nun savaş öykülerine eşlik eden bu tasarım, sade çizgilerle büyük bir ironi oluşturuyor.

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın