
Seyir Defteri
Film festivalleri, yeni filmleri tanıtarak geniş kitlelere ulaştırabildiği ve sinema sanatının gelişimini desteklediği için sanat dünyasında önemli bir yere sahip. Dünya sinemasının “üç büyükleri” olarak bilinen Cannes, Venedik ve Berlin film festivalleri, en prestijli etkinlikler arasında yer alıyor. Festivaller sayesinde dünyanın dört bir yanından yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ve sinema izleyicileri bir araya geliyor.
Cannes Film Festivali
Fransa’nın Cannes şehrinde gerçekleştirilen Cannes Film Festivali, ilk kez 1946’da düzenlendi. Her yıl mayıs ayında düzenlenen festivalde birçok alanda ödül veriliyor. En önemli olanı ise “Palme d’Or” (Altın Palmiye) ödülü.
İlk Altın Palmiye ödülü, 1955’te Amerikalı yönetmen Delbert Mann’ın Marty filmine verildi. Bu tarihten itibaren Altın Palmiye ödülü festivalin en prestijli ödülü olarak tanındı. Festivalde ödül alan yapımlar; sanatsal değer, estetik unsurlar, sinematik yenilikler ve güçlü görsel kompozisyon ölçütlerine göre değerlendiriliyor.
Türkiye’de Yol filmi ile Yılmaz Güney (1982) ve Kış Uykusu filmi ile Nuri Bilge Ceylan (2012), Altın Palmiye ödülünü aldı.
Venedik Film Festivali
İtalya’nın Venedik şehrinde düzenlenen Venedik Film Festivali, 1932’den bu yana sinema sanatçılarını ağırlıyor. Uluslararası platformlarda önemli buluşmalardan biri olan festival, her yıl genellikle ağustos sonu eylül başında düzenleniyor.
En iyi filme verilen ödülün adı Golden Lion (Altın Aslan) olarak isimlendiriliyor. Festivalin, resmî yarışma dışında, genç yönetmenleri destekleyen “Venice Days”, “Orizzonti” gibi özel alt başlıkları da var. Festivalde sanat derinliği ve sinematografik gücü yüksek filmler öne çıkıyor. Şiirsel anlatımlar, estetik görsellik ve güçlü yönetmenlik tercih ediliyor.
Şimdiye kadar Türkiye’den Venedik Festivali’nde büyük ödülü alan bir yönetmen çıkmadı. Ancak Emin Alper ve Kaan Müjdeci gibi isimlerin filmleri Jüri Büyük Ödülü’nü aldı. 2024 yılında Murat Fıratoğlu’nun ilk uzun metraj filmi Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri Orizzonti Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.
Berlin Film Festivali
Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen Berlin Film Festivali, ilk kez 1952 yılında düzenlendi. Golden Bear (Altın Ayı), en iyi film ödülü olarak belirlendi. Festivalde belgeseller ve kısa filmler için de ödül kategorileri bulunuyor. Berlin diğer festivallere göre daha politik ve toplumsal meseleleri önceleyen bir karaktere sahip. Sosyal adalet, göç, insan hakları, sınıf çatışmaları, bireysel özgürlüklere değinen filmler bu festivalde çokça ödül aldı.
Bugüne kadar Türkiye’den Altın Ayı Ödülü alan iki film bulunuyor. Bunlardan ilki Metin Erksan’ın yönettiği 1964 yapımı Susuz Yaz filmi oldu. İkinci ödül de Semih Kaplanoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı ve 2010’da vizyona giren Bal filmine verildi.
Moda ikonu

Atkın İle Stilini Konuştur
Atkı sadece kışın boynumuza taktığımız ve bizi soğuktan koruması için kullandığımız bir aksesuar değil. Kişisel zevklerimiz hakkında bilgi veren bir parça. Ekose veya geometrik desenli atkılar klasik ve sofistike bir hava verirken çiçek işlemeli, püsküllü veya el örgüsü atkılar daha bohem ve enerjik bir imaj sunuyor.
Atkılar ayrıca kıyafetleri bir araya getiren bir unsur olarak da kullanılıyor. Gri renk paltonuza atacağınız bordo bir atkı oluşturduğu kontrastla zarafeti artıran bir görünüm sağlayabilir. Oldukça sade, hatta gündelik bir kıyafetin üzerine takacağınız renkli bir atkı kendini hemen belli edecektir. Püskül, dantel kenar veya el yapımı nakışlar. Küçük detay deyip geçmeyin. Bunların hepsi şalınızı sıradanlıktan çıkarıp kişiliğinizi yansıtan parçalara dönüşebilir.
Gurme

Evde Tavuktan Salam
Salamlı sandviçler yapmak istiyor ancak içindekilere güvenemiyor musunuz? O zaman salamı evde denemeye ne dersiniz?
Bir bütün tavuğu tencerede soğan, havuç, tane karabiber, sarımsak ve defne yaprağı ile iyice pişene kadar haşlayın. Kırmızı pancarı ezerek suyunu çıkarın ve bir bardağa süzün. Pişen tavuğu tiftikleyin; içine kekik, kimyon, karabiber ve tuz ekleyin. Haşladığınız tavuğun kalan bir bardak suyuna sığır jelatini (tozsa 25 gram, yapraksa bir yaprak) ilave edin. Tavuk suyunu ve önceden hazırladığınız pancar suyunu karışıma ekleyin ve doğrama makinesinde iyice ezilene kadar çevirin. Plastik bir şişenin ağzını keserek karışımı içine doldurun. Ağzını da kapattıktan sonra bir gün buzdolabında bekletin. Daha sonra da yiyebilmek için dilimleyip buzluğa atın ki katkısız salamınız iki gün sonra bozulmasın.
Afiyet olsun!
Nereye Gitsek

Kuzey’in Cazibesi: İzlanda
Kuzey Atlantik ve Arktik Okyanusları arasında yer alan ada ülkesi İzlanda, volkanik bölgeleri, buzulları ve şelaleleri ile eşsiz bir coğrafyaya sahip. Jeotermal kaynakları sayesinde sıcak sulara dalabilir, Kuzey Işıkları’nı izleyebilir ve uzun kış gecelerini deneyimleyebilirsiniz.
İzlanda, doğal güzellikleri ile dikkat çeken bir ülke. Ancak başkent Reykjavik’te görülmeye değer birçok yapı da yer alıyor. Bu yapılardan ilki, Hallgrímskirkja Kilisesi.
Şehrin neredeyse her yerinden görünen ve merkezine konumlandırılmış bu devasa kilise, İzlanda’nın en büyük kilisesi. 73 metre uzunluğundaki kulesi; şehrin, dağların ve batıda Grönland ve Amerika’ya kadar uzanan okyanusun panoramik manzarasını sunuyor.
Bir başka nokta Harpa Konser Salonu. Şehrin simgesi olan bu modern yapının bal peteği şeklindeki cam cephesi sizi gün ışığında rengârenk bir şova davet ediyor.
Başkentin en kalabalık ve işlek bölgesi olan Laugavegur Caddesi Reykjavik’in kalbini deneyimlemek için mükemmel bir adres. Burası mağazalar, kafeler ve sanatla dolu canlı bir kültürel merkez.
Altın Çember
Altın Çember, İzlanda’da turistlerin en popüler rotası. Başkentten kolayca ulaşabileceğiniz bu bölgede doğal güzellikler ve tarihî mekânlar bulunuyor. Bunlardan ilki İzlanda’nın en önemli kültürel ve jeolojik alanlarından biri olan Thingvellir Ulusal Parkı.
Parktan sonra en yakın konumda Geysir Jeotermal Alanı yer alıyor. Bu termal alanda yer altı sularının magmaya yakınlaşmasıyla oluşan doğal sıcak sular ve fışkıran buharlar buluyor.
Geysir’in hemen yanında bulunan Gullfoss Şelalesi büyüleyici bir manzaraya sahip. Şelaleyi izlemek için yukarıya değil aşağıya doğru bakmanız gerekiyor.
Kuzey Işıklarının Renkli Dansı
İzlanda’yı benzersiz kılan doğa olaylarından biri de kuzey ışıkları. Gökyüzünde renklerin dans ettiği bu görsel şöleni izlemek için kasım-mart arası ideal bir zaman dilimi. Kuzey ışıklarını başkent dışındaki kırsal alanlardan, Thingvellir Ulusal Parkı’ndan veya güney kıyısındaki küçük kasabalardan izleyebilirsiniz. İsterseniz “Northern Lights Tour” adıyla rehberli turlara katılabilirsiniz.
Doğal Sıcak Su Kaplıcası
İzlanda’da birkaç bölgede doğal sıcak su kaplıcası bulunuyor. Bunlardan en bilineni Secret Lagoon, başkentten araçla bir saatlik uzaklıkta. Jeotermal havuzda rahatlayabilir, -1 derece soğukta 40 derecelik sıcak suya girerek bu muhteşem doğa olayının tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Gün batımına kadar kalıp fotoğraf çekimi yapmanızı da öneririz. Bu kadar doğal ortama gerek yok diyorsanız Blue Lagoon’u tercih edebilirsiniz.
Ne Yenir?
Deniz ürünleri burada çok yaygın. Somon, morina, karides gibi deniz ürünlerini deneyebilirsiniz.
Bin yıldan uzun süredir tüketilen ve yoğurda benzeyen skyr’ı tatmak için en doğru adres, memleketi olan İzlanda’dır.
Ne Alınır?
İzlanda’da lopapeysa kazakları sevdikleriniz için çok özel bir hediye olabilir. Volkanik taş ve lav taşından yapılan takılar da bu ülkeyi hatırlatacak çok özel parçalardır. Kuzey ışık temalı kartpostal, küçük tablolar veya magnetler de harika bir hediye seçeneği olabilir.
Genç Portreler

Hem Öğrenci Hem Öğretmen!
Ben Azra. Nijerya’da doğdum, ilkokulu Türkiye’de, ortaokulu Kırgızistan’da, lise ve üniversiteyi ise Kanada’da okudum. Conestoga College’da Anaokulu Öğretmenliği bölümünü bitirdim. Müfredat planlama ve araştırmayı çok sevdiğim için şimdi de “Early Learning Program Development” okuyorum. Okulu ve eğitimi çok seviyorum.
Bu yolculuğumda her ülkede farklı anılarım ve tecrübelerim oldu. Ama hepsi bana çok farklı şeyler öğretti. Her zorlukta Allah’a daha çok yakınlaştım; sabretmeyi, şükretmeyi ve istikrarlı olmayı öğrendim. En sevdiğim şey ise okul dışında genç arkadaşlarıma ablalık yapmak ve onlarla birlikte yeni şeyler öğrenmek oldu.
Şu anda bulunduğum bölgede stajımı sosyal yardım projelerinde yapıyorum. Özellikle eğitim alanındaki eksiklikleri tespit edip onların üzerine çalışıyorum.
Azra’nın tavsiyesi: Hedefler insan hayatında çok önemli bir rol oynar. İyi olduğunuz alanları bulup onların üzerinde çalışmak sizlere çok yardımcı olacaktır. Eğer siz fiilen elinizden geleni yaparsanız, gönül rahatlığıyla gerisini Allah’a bırakın ve dualarınızı eksik etmeyin.

















