İnsanlığın Son Umudu: Mitchell Ailesi

Birbirini gerçekten seven ve birbiri için fedakârlık yapmaya hazır her aile mükemmel ailedir, mesajını gayet eğlenceli bir biçimde işleyen, izlenmeye değer bir film Ailem Robotlara Karşı.

182

Zeynep Kayadelen |

Teknoloji harikası robotların elinden dünyayı kurtarmak, dünyanın en sakar ailesine kalırsa ne olur? Bu sorunun cevabını hem gülerek hem duygulanarak alacağınız sımsıcak bir animasyon Ailem Robotlara Karşı.

Film, aile bağlarının önemi, dijital çağın getirdiği yalnızlık ve sevginin dönüştürücü gücü üzerine düşündürüyor. Dört kişilik Mitchell ailesinin ergen kızı Katie ile babası Rick arasındaki çatışmayı merkeze alırken, izleyiciyi hem eğlenceli bir yolculuğa hem de içsel bir yüzleşmeye çıkarıyor.

En Zayıflar En Güçlülere Karşı

Katie, yıllardır hayalini kurduğu film okuluna kabul edilir. Fakat bu güzel haber; doğa aşığı, teknoloji özürlü babası Rick’in anlayışsız tepkisiyle gölgelenir. Rick, kızının sanat tutkusunu hafife alır. Bir de başarısız olacağını düşündüğünü dile getirince ortalık iyice karışır. Ayrılığın eşiğindeki baba kız, bir uçak yolculuğuyla vedalaşmak yerine, Rick’in kararıyla ailece uzun bir araba yolculuğuna çıkar. Külüstür araçları, şaşı gözlü köpekleri Monch ve türlü beceriksizlikleriyle Mitchell ailesi, okul yolunda hiç ummadıkları bir serüvene atılır.

Katie, başta isteksiz olsa da yolculuk sırasında sosyal medyada popülerleşince keyfi yerine gelir. Fakat işler bambaşka bir hâl alır: Yapay zekâyı robotlara taşıyan genç mucit Mark’ın “Her türlü güvenlik önlemini aldık.” dediği sistem çöker. Pal adındaki yapay zekâ, insanları tehdit olarak algılayıp tüm dünyada robotları isyana sürükler. İnsanlar birer birer yakalanıp kapsüllere hapsedilirken, Rick ve ailesi istemeden de olsa insanlığın son umudu hâline gelir.

“Kızım Neden Böyle?”

Komşuları Poseylere kıyasla oldukça sıradan ve beceriksiz görünen Mitchelllar, iki “bozuk” robotun da yardımıyla dünyayı kurtarmak için kolları sıvar. Ancak bu mücadele yalnızca robotlara karşı değildir. Aile olmak, birbirini anlamak, kuşaklar arası farkları aşmak gibi daha derin meselelerle de yüzleşmeleri gerekir. Filmin duygusal zirvelerinden biri, Rick’in kızına olan sevgisini ifade edememesi ve Katie’nin anlaşılma arzusu. Baba Rick’in dönüşümü, Katie’nin “Benim sana ihtiyacım var baba!” demesiyle gerçekleşiyor. Gözleri parlıyor, dizlerine derman, kalbine cesaret geliyor. Her iyi babanın içinde saklı kahramanı uyandıran cümle tam da bu oluyor.

Film, dijital bağımlılığı eleştirmekten de geri durmuyor. Pal’ın “İnsanlar kurtarılmaya değmez.” argümanını güçlendirmek için “Annelerin aramaları yüzde 90 oranında cevapsız kalıyor.” demesi, teknolojinin aile bağlarını nasıl zayıflattığını yüzümüze çarpıyor. Babalarının tüm aileyi sofrada cihazsız on saniyeliğine göz göze getirme çabası, hem komik hem trajik. Rick’in göğüs cebinde taşıdığı tornavida, ebeveyn nasihatlerinin günün birinde kurtarıcı olabileceği fikrini sembolize ediyor.

“Babam Neden Böyle?”

Robot istilasına maruz kalan insanlar, sınırsız internet vaat edilen kapsüllere sevinerek gitmeye razı. İnternet kesildiğinde panikleyen, ne yapacağını bilemeyen, sokaklarda sağa sola koşan insanlar, teknoloji bağımlılığının karikatürize edilmiş ama bir o kadar da gerçekçi bir aynası. Pal, sanal dünyanın gönüllü köleleri hâline gelmiş insanlığı ibretle izliyor ve soruyor: “Zaten teslim olmadınız mı?” Mitchelllar kusurlu ama sevimli hâlleriyle, gücün ve zekânın değil; sevgi, birlik ve cesaretin galip geldiğini gösteriyor. Film, “Makineler dünyayı ele geçirir mi?” sorusundan ziyade “İnsanlığı insan yapan nedir?” sorusunun peşine düşüyor.

Ailece birlikte izlenebilecek bu film, gülümseten ama düşündüren sahneleriyle, özellikle de Rick ve Katie’nin birbirini anlamaya çalıştığı anlarla kalplere dokunuyor. Kontrolsüz hızda değişen bir dünyada, Mitchell ailesi ve şapşal köpekleri Monch, hâlâ umut var dedirtiyor. İyi seyirler!


Ailem Robotlara Karşı (2021, ABD)

Orijinal adı: The Mitchells vs. the Machines

Yönetmenler: Michael Rianda, Jeff Rowe

Senaryo: Michael Rianda, Jeff Rowe, Peter Szilagyi, Alex Hirsch

Müzik: Mark Mothersbaugh

Önceki İçerikApple’dan yeni hamle: 2026’da akıllı gözlük geliyor
Sonraki İçerikAbdullah b. Süheyl

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın