Avucunuzda Açan Bahçe: Teraryum

36

Beton binaların arasında sıkışıp kalmış ruhlarımıza en zarif hediye, bir cam fanusun içinde saklı duran o yeşil mucize olabilir. Teraryum yaparken sadece bitkileri değil, kendi içsel dengemizi de o camın içine nakşediyoruz. “Toprak akvaryumu” olarak adlandırılan bu minyatür bahçeler, modern insanın doğaya olan özlemini dindirirken, bize evin en küçük köşesinde bile koskoca bir ormanın huzurunu vaat ediyor.

Biyoloji eğitimi aldıktan sonra kariyerini aile danışmanlığı ve sanat terapisiyle şekillendiren Meltem Hanım, teraryumu bu disiplinlerin kesişim noktası olarak görüyor. Ona göre teraryum yapmak hem doğayla bağ kurmayı sağlıyor hem de insanın zihinsel ve duygusal süreçlerine temas eden iyileştirici bir alan sunuyor. “Her objenin yerini belirlerken aslında mutluluklarımızı, hedeflerimizi ve deneyimlerimizi o küçük dünyaya yerleştiriyoruz.” diyen Meltem Hanım, bu sürecin insanı yavaşlattığını ve günlük koşturmacada unutulan “an” ile yeniden bağ kurmayı sağladığını ifade ediyor.

Küçük Bir Dünyadan Büyük Bir Bakışa

Başlangıçta kendi içsel keşfi için yola çıkan Meltem Hanım, Berlin’de düzenlediği atölyelerle “küçük bir dünya, büyük bir bakış” anlayışı ile bu şifalı deneyimi daha geniş kitlelere ulaştırıyor. Motivasyonunu ise şöyle özetliyor: “Her teraryum farklı bir hikâye, farklı bir duygu taşıyor. Bazen en büyük dönüşüm, küçücük bir dünyada başlıyor.”

Eğer siz de kendi hikâyenizi minyatür bir bitki dünyasına fısıldamak isterseniz, avucunuzda açacak bu minik bahçelere bir şans verebilirsiniz.

Başlangıç Rehberi

Neler gerekli?

1. Kavanoz veya fanus gibi cam bir hazne
2. Drenaj katmanı oluşturmak için çakıl taşları
3. Bakteri ve kokuyu önlemek için aktif karbon
4. Bitki tipine uygun steril toprak
5. Fittonia, yosun gibi nem seven bitkiler veya sukulentler
6. Dekoratif malzemeler
7. Yerleşim ve sulama için cımbız, sulama için fısfıs

En alta taşları, üzerine karbonu ve toprağı ekleyin. Bitkilerinizi yerleştirip dekoratif malzemeler ve taşlarla süsleyin.


İlham Verenler

Türkiye’de akademisyenken yolu Almanya’ya düşen Selver Hanım, entegrasyon sürecini ilham verici bir başarı öyküsüne dönüştürenlerden. Bir yandan öğretmenlik yapıyor, diğer yandan Instagram’daki “almanyada_yeni_hayat” sayfası ile binlerce kişiye rehberlik ediyor. Deneyimlerini başkalarına aktarmayı ve insanların entegrasyon süreçlerine katkı sağlamayı amaçlayan Selver Hanım, “Birileri düştüğünde ona ‘Yalnız değilsin, ben de bir kere düşmüştüm.’ diyebilmek hedefiyle yola çıktım.”diyor.


Evde Eğlence

Minik Misafirlere İkram: Mayıs’ın neşeli cıvıltılarını balkonunuza davet etmeye ne dersiniz? Atık bir pet şişe veya tahta parçalarından ailecek bir kuş yemliği tasarlayın. İçini tohumlarla doldurup balkona ya da bahçede uygun bir köşeye asın. Minik misafirlerin gelişini birlikte gözlemek, çocuklarla hem merhamet hem de paylaşmak üzerine konuşmak için harika bir başlangıç olabilir.


Gülümse

Alman sekreterimiz, sürekli elimde gördüğü zikirmatiğin ne işe yaradığını ve onunla ne yaptığımı sordu. Ben de tövbe duası okuduğumu söyledim. Çok şaşırdı ve ciddi bir ifadeyle “Nasıl bir günah işledin de her gün yüzlerce kez tövbe ediyorsun?” dedi. Tabi durum epey komik oldu. Sonra açıklama yaparak her zaman istiğfar edilmesi gerektiğini söyledim. Bu konuşmadan sonra da daha hassas yaşamaya gayret ediyorum. (Ahmet Taşkın)

Önceki İçerikBaşka Bir Hayatın Peşinde
Sonraki İçerikSuçlu Bardakta!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın