
NİHAL POLAT
Seyir Defteri
Evden çıkmadan önce son kontrolleri yapalım: Işıkları kapattık mı? Ocağı kontrol ettik mi? Anahtarı aldık mı? Ütünün fişini çektik mi? Tekrar bakalım… Evet, çekmişiz. Müslümanlar olarak bunlara eklediğimiz bir maddemiz daha var: Abdest. Abdestinizi alıp dışarı çıktıysanız akşama kadar abdest tutma meydan okuması başlamış demektir. Hava sıcaksa ve su içme ihtiyacı duyuyorsanız bu tam anlamıyla bir meydan okumadır. Tüm hesaplar yapılır. Öğle namazı, ikindiye yakın kılınır. Ardından hemen ikindi namazı eda edilerek iki vakit garanti altına alınır. Akşam vaktine kadar eve varılamazsa, işte o zorlu bekleyiş o zaman başlar. Sular içildi, yemekler yendi, karın şişti. Abdest alacak yer yok ve akşam namazına daha bir saat var!
Bu durum, özellikle ibadethanelerin yaygın olarak bulunmadığı ülkelerde yaşayan Müslümanlar için bazen kaçınılmaz oluyor. Oysa bu zorluğa katlanmak yerine bir kez daha abdest almak o kadar da zor değil. Denemeye ne dersiniz? İşte dışarıda abdest almanın ve namaz kılmanın bazı ipuçları:
-Öncelikle çantanızda abdest almayı kolaylaştıracak minik bir şişe su ve bir paket peçete bulundurabilirsiniz.
-Hem çocuklu ailelerin hem de engellilerin kullanabildiği tuvaletlerde veya aile tuvaletlerinde lavabo olur ve genellikle abdest almak için yeterince geniş alan mevcuttur.
-Telefonunuza bir kıble uygulaması yükleyerek kıbleyi istediğiniz yerde kolayca bulabilirsiniz.
-Ayakta namaz kılma imkânınız yoksa namazınızı oturarak da kılabilirsiniz. Bir park bankı, bir ağaç kütüğü ya da bir kaya parçası… Hiç fark etmez.
-Alışveriş merkezindeyseniz, hemen bir kıyafet seçip deneme kabinine girin. Bu sürede bir vakit namaz rahatlıkla kılınabilir.
-Dışarıda uygun bir zeminde namaz kılmak istiyorsunuz ama seccadeniz mi yok? Dert etmeyin. Cebinizde taşıyabileceğiniz şık ve kullanışlı bir cep seccadesi bu işi şıp diye çözer.
-Araba ile seyahat ediyorsanız işiniz daha da kolay. Arabayı kenara çekip siper olarak kullanabilir; hem abdest alabilir hem de namazınızı rahatlıkla kılabilirsiniz.
-Dışarıda abdest almak, iyi bir planlamayla hiç de zor değil. Hele de havalar ısınınca… Rahat kıyafetler ve pratik ayakkabılar sayesinde bu daha da kolaylaşıyor. O hâlde sloganımız belli: Dışarıda abdest “ON”, meydan okumaya son!
Moda İkonu

Yaza Keten Yakışır, Çantaya Örgü!
Keten kumaşlar hakkında duyduğumuz ilk söz genellikle, “Güzel ama çok çabuk kırışıyor.” oluyor. Oysa bu zarif kumaş, sadece yaz aylarının değil, sağlıklı giyimin de vazgeçilmezidir. Kırışması ise kusur değil, karakteridir.
Keten; doğal yapısı, hava geçirgenliği ve alerjik etkilerden uzak oluşuyla dört dörtlük bir yaz kumaşıdır. Büyük gözenekleri sayesinde terletmez, nemi çabuk kurutur ve sıcağı üstünüze çekmez. Bu nedenle pamuktan çok daha ferah bir kullanım sunar. Keten bir gömlek, pantolon ya da elbise tercih edecekseniz, bol ve rahat kalıplar seçin. Çünkü bu kumaş dar kesimlerle pek anlaşamaz; onun tarzı bohem, duruşu özgürdür.
YAZIN FAVORİSİ: ÖRGÜ ÇANTALAR
Geçtiğimiz sayılarda “Depresyon hırkanı örerken iyileş!” başlıklı bir yazı yayımlamıştık. Eğer o yazı sizi harekete geçirmediyse bu yazıya bir şans verin. Kendinize yaz için şirin bir çanta örerek hem stres atıp hem de özgün bir parçaya sahip olabilirsiniz. Özellikle parçalı desenlerle oluşturulan örgü çantalar, yaz ayları için modası geçmeyen mükemmel bir seçenek.
Ayraç

Çocuk, Köstebek, Tilki ve At
Charlie Mackesy
Mackesy’nin bu başyapıtı, bir çocuk, bir köstebek, bir tilki ve bir atın aralarında geçen konuşmalardan oluşuyor. Birlikte yaptıkları uzun yolculuk boyunca sevgiden ve dostluktan bahsediyorlar. Kitabın bir yerinde, “Hepiniz ne kadar sıradan olduğumu anlayacaksınız diye endişeleniyorum bazen.” diyor çocuk. “Sevilmek için olağanüstü olman gerekmez.” diye cevap veriyor köstebek. Ata en güçlü olduğu zaman sorulduğunda, “Zayıflığımı göstermeye cesaret ettiğim an.” diye yanıtlıyor. Yazar da bu kitabı okuduktan sonra daha cesurca yaşayabilmemizi umuyor.
Nereye Gitsek

Kristal Denizler Ülkesi Hırvatistan
Göz alıcı plajların, berrak mavi denizlerin, yeşilin her tonuna sahip doğal güzelliklerin ülkesi Hırvatistan hem kültür hem de deniz tatili yapmak isteyenler için harika bir adres.
Zagreb, Dubrovnik, Split, Zagar gibi görülmeye değer muhteşem şehirlere sahip ülkede, birçok seyahat rotası mevcut. İsterseniz gezinize başkent Zagreb’ten başlayabilir, ardından sahil köylerine ulaşarak denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Dilerseniz biletinizi Dubrovnik’e alıp kuzeye doğru kıyı boyunca seyahat edebilirsiniz. Nereye giderseniz gidin, yeşilin ve mavinin göz kamaştıran güzelliğinin sizi karşılayacağına emin olabilirsiniz.
Adriyatik’in İncisi
Hırvatistan’ın birçok bölgesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Bunlardan birisi, Dubrovnik surları. Kıyısını Adriyatik Denizi’nin süslediği bu tarihî şehrin surları 12. yüzyılda inşa edilmeye başlanmış. Yaklaşık iki kilometre boyunca uzanan surlar, şehri yüzyıllar boyunca korumuş.
Adriyatik’in incisi olarak anılan şehirde Orta Çağ’a ait binalar, Fransiscan Manastırı, 14. yüzyıldan günümüze ulaşan dünyanın en eski eczanesi, St. Blaise Kilisesi, saat kulesi gibi gezilecek birçok nokta bulunuyor. Game of Thrones‘un birçok sahnesinin burada çekilmiş olması şehri daha da popülerleştirmiş.

Millî Parklar
Hırvatistan’ın her biri birbirinden güzel millî parkları da keşfedilmeye değer. Brijuni, Kornati, Krka, Mljet, Paklenica, Risnjak, Kuzey Velebit ve ülkenin en eski ve en çok ziyaret edilen parkı olan Plitvice Gölleri, doğal güzellikleriyle göz kamaştırıyor. Özellikle Plitvice Gölleri, iç içe geçmiş gölleriyle her yıl binlerce turistin uğrak noktası hâline geliyor.
Gastronomi

Zagreb, Hırvatistan’ın gastronomi başkenti olarak öne çıkıyor. Avusturya Macaristan mirasını taşıyan mutfağında, soğan ve peynirli makarna Grenadir Mars, lahanalı erişte Krpice, peynirli köfte ve kremalı Štrukle gibi vejetaryen seçenekler dikkat çekiyor. Tatlı severler içinse, krepe benzeyen Kaiserschmarrn ile zencefil ve biber aromalı kurabiyeler mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında. Akdeniz mutfağının etkileri de ülkede hissediliyor; taze sebzeler, balık çeşitleri ve kaliteli zeytinyağları sayesinde Hırvat mutfağı, hem sağlıklı hem de lezzetli pek çok alternatif sunuyor.
Portre
Toprak Razgatlıoğlu
Dünya motosiklet yarışları denince son yıllarda akla gelen ilk isimlerden biri Toprak Razgatlıoğlu oluyor. Babası gibi motosiklet tutkunu olan Razgatlıoğlu, henüz yedi yaşında bu spora adım attı. 16 yaşında İstanbul Park’ta pist rekoru kırarak Türkiye şampiyonu oldu. Profesyonel kariyerine 2012 yılında başladı. Aynı yıl, İspanya’da düzenlenen Red Bull MotoGP Rookies Cup seçmelerini kazanarak adını uluslararası alanda duyurdu. Bu başarısı, motosiklet yarışçısı Kenan Sofuoğlu’nun dikkatini çekti ve onunla çalışmaya başladı.
Yurt dışında pek çok yarışta derece elde eden genç sporcu, Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun düzenlediği şampiyonalarda 2009, 2011 ve 2012 yıllarında birincilik kazandı. 2021 yılında Süperbike Dünya Şampiyonası’nı kazanarak bu başarıya ulaşan ilk Türk oldu. 28 yaşındaki Toprak Razgatlıoğlu, 2024 sezonundan bu yana BMW Motorrad adına yarışıyor.

















