Câbir b. Abdullah

​Yedi kız kardeştik. Ben en büyükleriydim. Çok insan tanıdım hayatım boyunca. Çok güzellikler gördüm. Çok kahramanlığa şahit oldum; ama bir tanesi var ki adeta ilmek ilmek saadetimi ve geleceğimi dokumuştur.

​Ailece oldukça sıkıntılı süreçlerden geçiyorduk. Babam karnımızı doyurmakta bile zorlanıyordu. Kıt kanaat bulduğumuz imkânlarla geçinmeye çalışıyorduk. Yalnızca küçücük bir hurma bahçemiz vardı. Sadece o bahçenin gelirleriyle geçinmek pek mümkün olmuyordu. Babam, sağdan soldan borç almak zorundaydı. Yine de mutluyduk! ​Bir gün bir haber geldi: Mekke’den biri, peygamber olduğunu ilan etmişti. Haber çabucak yayıldı. Nihayet bir gün babam yanına kardeşim Câbir’i de alıp Akabe’ye gitti. Küçüktü kardeşim; hatta o yolcuların en küçüğüydü. Minnacık elleri vardı. Oyun oynarken taş bile atamıyordu; ama belli ki kader onu bir şeylere hazırlıyordu.

Haber bültenine abone olun.

En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın

Bu hafta en çok okunanlar