Aile GAME OVER! Çocuklar bitmeden, oyunu bitirin!

GAME OVER! Çocuklar bitmeden, oyunu bitirin!

Günümüz çocukları için en büyük tehlikelerden birisi ‘dijital bağımlılık’. Onları yemeden içmeden kestiren, agresifleştiren, gelişimlerini ciddi anlamda sekteye uğratan bu problemle nasıl başa çıkılmalı? Çocukların hayatı ‘Game over’ olmadan, bu oyunu bitirmenin yolunu bulmalıyız!

465
Little boy playing video game in the dark room. Focus on the foreground

PEDAGOG: SALİH GÜL

 30 yıl önce anne-babaların en büyük şikâyeti çocukların evde durmamasıydı. Akşam ezanı, sokakta oynayan çocuklar için son uyarıydı. Fakat onları eve sokabilene aşk olsundu. 30 yıl sonra bugün, en büyük problemimiz ise çocukların dışarı çıkmamaları. Tabletler, diz üstü bilgisayarlar, cep telefonları, oyun konsolları, vb. çocukları-gençleri birer pranga ile eve, hatta bir koltuğa bağlıyor. 

Anne-babaların bir kısmı, çocuklarının birbirleriyle kavga etmesi veya kendilerini rahatsız etmesindense bu “elektronik uyuşturucuları” almalarına müsaade ediyor. Böylece çocuk kendi odasında, kimseye rahatsızlık vermeden(!) vakit geçirmiş oluyor. Yemek yemektense, günde yüzlerce video seyreden, ödev yapmaktansa, bilgisayarda düşman öldüren, yakan top oynamak yerine saatlerce sanal futbol maçlarında şampiyon olan çocuklardan bahsediyoruz. 

Ancak bu durum bizim bambaşka bir sorunla karşı karşıya olduğumuzun da habercisi. Dünya Sağlık Örgütü; dijital bağımlılıkları artık tedavi gerektiren bir zihinsel sağlık durumu olarak tanımlıyor. Biz bu yazıda, dijital dünyanın, çocuklardaki (6-12 yaş grubu) etkileri üzerinde duracağız. 

DİJİTAL OYUNCAKLARIN FAYDASI VAR ELBETTE AMA… 

Dijital oyuncakların hep zararı yok kuşkusuz. Onların bir takım faydalarından bahsetmek de mümkün. Tadında bırakılırsa gerek oyunların, gerek internetin, gerekse elektronik ortamda seyredilen videoların ve diğer etkinliklerin faydaları göz ardı edilemez. Özellikle dil öğrenme becerisinin kazanılmasında, bu tür cihazların çocuklara büyük faydasını göz ardı edemeyiz. Küçük yaşlardan itibaren sadece videolar, çizgi filmlerle pek çok çocuk, başta İngilizce olmak üzere kolaylıkla bir yabancı dil öğrenebilmektedir. 

Ayrıca, küçük yaşlarda, okuma yazmadan, matematik problemleri çözmeye kadar çok çeşitli alanlarda eğitimde de katkısı inkâr edilemez. Oyunlar, çocukların kendi kendilerine karar vermeye, odaklanmaya ve stres yönetimine fayda sağladığı gibi, bazı uygulamalar da, hayal gücünü zenginleştirmeye, zekâyı geliştirmeye, problem çözme becerisine katkı yapmaktadır. 

PEK ÇOK BİLGİYE KOLAYCA ULAŞMA İMKÂNI 

Mesela, bir çocuğun gerçekte gezmesi onlarca yıl alacak mekânları görmesi, yapması imkânsız deneylere şahit olması gibi pek çok yeni bilgiye, dijital dünya sayesinde en az zahmetle ulaşması da mümkündür. 

Korona pandemisi sürecinde; çok önceden gerekli yatırımları yapan, her öğrenciye ve eğitimciye bilgisayar, tablet verebilen, güçlü bir internet altyapısı kuran ülkeler, uzaktan eğitim konusunda öğrencilerine çok fayda sağladılar. 

Ayrıca, uzun yolculuklarda ve soğuk kış günlerinde, çocukların sabırsızlıklarını giderme de dijital oyuncakların katkısı inkâr edilemez. 

Ancak, günümüzde yaşanılan ileri seviye bağımlılık, bu faydaları göz ardı ettirecek kadar çocuklara zarar verebiliyor. 

Bizzat şahit olduğumuz bir vakada, 9 yaşındaki bir çocuğumuz, oynadığı bilgisayar oyununda daha ileri seviyelere geçmek için, annesinin kredi kartıyla gizlice satın almalar yapmış ve bu miktar binlerce lirayı bulmuştu. Kredi kartı bilgilerinin internette hiç tanınmayan birilerinin eline geçme ihtimali de cabası.(1) 

(1)Çocuğunuzun sizden habersiz oyunlarda satın almalar yaptığını görürseniz derhal ilgili firma ile irtibata geçerek 18 yaşından küçük çocuğunuzun haberiniz olmadan bu alışverişi yaptığını bildirin, pek çok firma oyuncu hesabını kapatarak geri ödeme yapmaktadır. 

DİJİTAL ALETLERİN BİLİNÇLİ KULLANIMINDA, ÇOCUKLAR YABANCI DİL ÖĞRENEBİLİR VE HAYAL DÜNYALARINI GELİŞTİRECEK PEK ÇOK BİLGİYE ULAŞABİLİR. 

Çalışan ebeveynler bağımlı çocuklar! 

Dijital bağımlısı çocukların anne babaları büyük çoğunlukla yoğun çalışıyor ve çocuklarıyla ilgilenemiyor. Çalışmayan anneler de, çocuğunu ‘başından savmak’ için eline bilgisayar vermeyi en kolay yol olarak görüyor. 

Araştırmalar, erkek çocuklarının kızlara göre dijital dünyada zaman geçirme oranlarının daha fazla olduğunu gösteriyor. 

Bu çocukların büyük çoğunluğunun anne babasının yüksek eğitimli olduğu da biliniyor. Anne babanın çalışıyor olup, işten yorgun gelmeleri sebebiyle çocukla yeterli vakit geçirememeleri, çocuğun bilgisayara yönelmesinin en büyük sebeplerinden. Bu konuda çalışan anne babalar, mümkünse çalışma zamanlarını planlayıp çocukları ile vakit geçirmeli. 

Bir de bağımlı çocukların ailelerinin maddi durumları genelde iyi. Elektronik oyuncaklar ucuz olmadığı için bunları satın alabilecek maddi imkâna sahip olmak da bağımlılığı kolaylaştıran etkenlerden birisi. 

ÖFKELİ DAVRANIŞLAR, ŞİDDETE MEYYAL DURUMLAR 

Bilgisayar veya oyun bağımlılığının sonucunda, okulu ihmal etme ve gerçek hayata uyum sağlayamama problemleri sıkça rastlanıyor. Bu da eğitimde başarısızlığa sebep oluyor. Bu çocuklar, aile içinde ve okul çevresinde öfkeli davranışlar sergiliyor ve şiddete meyyal durumdalar. 

Bağımlılık bazı fiziki hastalıkları da beraberinde getiriyor. Örneğin küçük kasların motor becerilerinde aksama, elini ve parmaklarını iyi kullanamama, el yazısının çirkin olması, el becerisi gerektiren işlerde başarısızlık sıkça görülebilen durumlar.  

İSTİSMARA DİKKAT! 

Velilerin kontrolü dışında meydana gelen davranışlar da çok sık görülüyor. Mesela çocuklar, oyunlarda avantaj elde etmek için, parayla ödül veya silah, ya da başkalarından üst seviyelere çıkmak için şifre satın alabiliyor. Bunun için de harçlıklarını veya anne babasının kredi kartını bu tür işler için kullanabiliyorlar. Ayrıca bu çocuklar, başta sosyal medya olmak üzere çeşitli yollarla istismara ve dolandırılmaya da açık duruma gelebiliyor. 

Oyun bağımlısı çocuklarda saldırganlık, sürekli kaygılı ve endişeli olma hali ve içine kapanık davranışlar sergileme de sıkça görülen durumlar. Sosyalleşememe, sosyal ortamlardan rahatsız olma, aile dışındaki insanlar yanında sürekli utangaçlık hali ve kendini sosyal ortamlardan izole etme oyun bağımlısı çocukların genel davranışları haline geliyor. 

EN VERİMLİ ZAMANLAR EKRAN BAŞINDA GEÇİYOR 

Yalan söylemeyi alışkanlık haline getirme, ilerleyen yaşlara rağmen bu bağımlılığın ergenlikte ve yetişkinlikte de devam etmesi, zaman kavramının kaybolması gibi sorunlar oyun bağımlısı çocukları bekleyen sorunlar. 

Çocukların, öğrenmeye en açık zamanlarını boş işlerle (!) heba etmesinin yanı sıra, uzun süre elektro manyetik alanda bulunmaktan kaynaklanan baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, uykuya dalma problemleri, konsantrasyon bozuklukları, dikkat eksikliği, sinirlilik gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşmaları da mümkün. Sürekli aynı noktaya bakmaktan ve sabit durmaktan kaynaklanan göz rahatsızlıkları da çocukların sağlığını tehdit eden ayrı bir problem. Bazı ağır vakalarda epilepsi nöbeti, damar tıkanmaları, kalp rahatsızlıkları bile görülebilmekte. 

Önce ebeveynler bağımlılıktan kurtulmalı! 

Çocuklarımızın dijital bağımlı olmasını istemiyorsak, öncelikle biz anne babalar kendi hayatımızı kontrol altına almamız gerekir. Zamanının çoğunu, telefon veya bilgisayarda geçiren büyükler, çocuklar için en büyük olumsuz örnektir maalesef. 

Öncelikle yapılacak işlerin başında, velilerin kendi davranışlarını gözden geçirmesi geliyor. Yetişkinlerin normalde, günde yaklaşık 150 defa cep telefonlarına baktıkları, ortalama bir insanın günde yaklaşık 6 saatini internette geçirdiğini gösteren araştırmalar, aslında dijital bağımlılığın sadece çocuklarda olmadığının da bir göstergesi. 

Sosyal medya, pek çok olumsuzluğun düzeltilmesi adına önemli işler yapılan bir alan olsa da dijital bağımlılığın ilk büyük adımı olarak kabul ediliyor. Telefonda oyunların olması ise ikinci büyük adım. Bu sebeple çocuğun yanında sürekli telefonuyla, tabletiyle uğraşan ebeveynlerin getireceği kurallar, çocuklarda istenen sonucu vermeyecektir. Bu biraz da çocukluğumuzda, okul yöneticilerinin ağızlarında sigara ile okul tuvaletinde sigara içerken yakaladıkları öğrencileri tartaklamalarına benzer ki, hiçbir eğitici tarafı yoktur. 

En azından çocuğunuz, dijital materyallerle ciddi işler yaptığınıza da (uzaktan toplantı, bir eğitim videosu seyretme, kitap okuma vb.) şahit olursa bu cihazların sadece eğlence aracı olmadığını öğrenecektir. 

ÇOCUKLAR NEDEN DİJİTALE SIĞINIYOR? 

Çocuğun oyunlara, bilgisayarlara, internete aşırı ilgi göstermesinin tek sebebi eğlenme ihtiyacı değildir aslında. Bu cihazlar, çocuklar ve gençler için aynı zamanda bir kaçış tünelidir. Arkadaşlık kurabileceği insanların azlığı, ailesinden yeterli ilgi görememe, onların kendisini anlamadığını düşünme, kardeşleriyle yaşadığı sıkıntılar, saygı görme ihtiyacı, kendini sürekli yalnız hissetme, utangaç ruh hali gibi pek çok durum, eksiklik veya ihtiyaç dijital bağımlılığı tetikliyor olabilir. Çocuk/genç hayatındaki eksiklikleri; heyecanlı, renkli, özgür bir dünya vaat eden sanal âlemde telafi etme yoluna gidiyor olabilir. 

ÇOCUKLA İLETİŞİM KANALINIZ AÇIK OLSUN 

Pek çok çocuk oyun oynarken aynı zamanda sağlık problemleri yaşamasına rağmen bunu ebeveynlerine söylemiyor. Yaptığımız görüşmelerde çocuklar, en çok baş ağrısından, baş dönmesinden, baygınlık hissinden bahsediyor. Baş ağrısı şikâyetinin, çocuklarda göz bozukluğunun ana işaretlerinden birisi olduğunu da hatırlatmış olalım. 

Çocuklar, şikâyetlerini ailelerine söylememe sebebi olarak ise, oyun süresinin azaltılması, elinden cihazların alınacak olması, bir daha oyun oynayamayacak olma gibi gerekçeleri gösteriyor. İşin en hazin tarafı ise, baş ağrısı çeke çeke oyuna devam etmeleri. 

Ebeveynler olarak çocukla iletişim kanallarımız açık olmalı ki, bu rahatsızlıklarını söylemeye cesaret bulabilsinler. Bu ilerde oluşabilecek çok daha ciddi meselelere önceden tedbir alınmasını sağlayacaktır. 

ÖZEL ÇOCUKLARA ÖZEL DİKKAT GEREKİR 

0-3 yaş arası çocuklara dijital bir oyuncak kesinlikle verilmemeli, telefonda konuşturmamalı. 

Pek çok modern ülkede her öğrencinin derslerde kullanması için bilgisayar, tablet gibi cihazlar temin edilirken, bu cihazları ancak dördüncü sınıftan itibaren evlerine götürmesine izin verilmektedir. Bu da çocukların 10 yaşından önce kendi cihazlarına sahip olmaması gerektiği manasına gelir. 

Burada şunu belirtmekte fayda var, bu tavsiyelerimiz herhangi bir rahatsızlığı olmayan çocuklar için düşünülmüştür. Çocuğunuzun, otistizm, hiperaktivite, disleksi veya asperger sendromu gibi özel bir durumu varsa, onların dijital materyaller kullanması konusunda daha da hassas olmak gerekir. 

Dijital materyaller, özel çocukların konuşma, okuma-yazma, matematik işlemlerini öğrenme, hayatı tanıma gibi pek çok alanda başarıyla kullanılmaktadır. Çocukların bunlarla oyalanmaları özel çocuk sahibi ailelere başka işlerle uğraşmaları için zaman kazandıracaktır. Ancak bu çocukların beyinleri çok daha farklı çalıştığı için dijital dünyada geçirecekleri zaman mutlaka belirli sürelere ve kurallara bağlı olmalıdır. Bu tür çocuklar rutine çok bağlıdır. Belirli bir rutin kazandırılırsa bu oyuncaklar onlar için faydalı olacaktır. Aksi halde yukarıda saydıklarımıza ilaveten sosyal iletişim problemleri daha da artacak, çeşitli krizlere girmeleri çok daha sıklaşacaktır. 

Çocuklarımızı dijital bağımlılıktan kurtarmanın 15 yolu 

Her anne babanın çocukları için uyguladığı farklı yöntemler olabilir. Burada hem bilimsel araştırma sonuçlarını dikkate alarak, hem de bireysel görüşme ve tecrübelerimiz sonucu çocukları bağımlılıktan  kurtarmanın yollarını derledik. 

1: ‘Kendi dijital oyuncaklarımızı’ bir kenara bırakabileceğimizi ona gösterelim. Çocuğumuz, bizim sosyal medya hesaplarımızdan daha kıymetsiz değildir. Onun yanında birkaç dakikalığına bile olsa kitap okuyalım ve bunu bir alışkanlık haline getirelim. Bu onu okumaya teşvik edecektir. 

2: Telefonumuza oyun yüklemeyelim ve telefonumuzu oyun oynaması için çocuğumuza asla vermeyelim. Unutmayalım, ne kadar az cihaz o kadar az bağımlılık… 

3: Çocuğumuz 10 yaşına gelmeden önce, kesinlikle bir elektronik cihaz hediye etmeyelim. 13 yaşından önce sosyal medya hesabı açtırmayalım. Çevremizdeki kötü örnekler bizi kararımızdan caydırmasın. Ayrıca çocuklarımızın fotoğrafını sosyal medyada paylaşmayalım. Diğer tehlikelerin yanı sıra bu paylaşımlar, onların bu alanlara küçük yaşta ilgi duymasına yol açabilir. 

4: Çocuğumuzla kaliteli vakit geçirmeye çalışalım. Onunla konuşalım, onun dünyasında neler olup bittiğini öğrenelim. Bu konuşmayı sorgulama şeklinde değil de karşılıklı sohbet havasında yapalım. Yoksa istediğimiz bilgileri alamayız. Özellikle oyun oynadıktan sonra herhangi bir ağrı hissedip hissetmediğini öğrenelim. 

5:Yeni bir dijital oyuncak almadan önce, onunla kurallar üzerine bir sözleşme yapalım ve bunu yazılı hale getirelim. Sözleşmeyi çocuğa da imzalatalım ki kurallara uymayı öğrenme adına bir prensip kazansın. Bu, çocuğumuza ‘değerli bir birey olma’ duygusu kazandıracaktır. 

6: Arkadaş çevresinin oluşmasına yardım edelim. Arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği ortamlar hazırlayalım. Okul çevresinden arkadaş bulamıyorsa, güvenilir spor-sanat vb. kulüplere üye yaparak, farklı sosyal çevreler kazanmasını sağlayalım. Ona abilik-ablalık yapacak birilerinin olması, bu bağımlılığa ve yaşayabilecekleri başka sıkıntılara karşı bir önlemdir. 

7: Onu bir birey olarak kabul edip, saygınlığı olduğunu hissettirelim. Onun düşüncelerine önem verip dinleyelim. Yalnız olmadığı fikrini sürekli aşılayalım. Böyle davranmak, sadece bu problemde değil, karşılaşacağı muhtemel pek çok problemde de bize yardımcı olacaktır. 

8: Çocuklarımızın oynadığı bilgisayar oyunlarını bazen birlikte oynayıp, deneyimleyin. Bu sırada onun davranışlarını gözlemlemeyi de ihmal etmeyin. Mesela oyunlarda sürekli kaybetmeyelim bazen onu yenip, tepkilerine bakalım. Çünkü vereceği tepkinin şiddeti ve süresi, çocuğun bağımlılık durumu hakkında fikir verecektir. Ayrıca, ortaklaşa oynadığı oyunlarda, diğer arkadaşlarının kim olduğunu öğrenelim. 

9: Eğitici dijital oyunlarda, hem derslerine yardımcı olacak, hem de günlük yapılması gereken alışkanlıkları gösteren pek çok uygulama var. Bu uygulamaları onun cihazına kuralım ve ilgilenmesini teşvik edelim. İnternet tarayıcılarında, yetişkin içeriklere girmemesi için filtre sistemlerini açalım. 

10: Hangi oyunların popüler olduğunu, arkadaşlarının neler oynadığını ve bu oyunların onun yaşına uygun olup olmadığını kontrol edelim. Fizikî veya psikolojik şiddet içeren, argo-küfür dolu, müstehcenlik barındıran oyunlar, çocukların ruh dünyasını tahmin edilenden çok daha fazla yaralamaktadır. 

11: Yasaklamalar yerine, kurallar getirmek çok daha akıllıca bir davranış olacaktır. Unutmayalım ki, savaşmak yerine anlaşmak hem daha kolay hem daha ucuzdur. Bir ödül olarak bir seferlik oyun süresini artırabiliriz ama ceza olarak oyunu yasaklamak sadece öfkeye yol açacaktır. Suçunu kabul eden çocuğa kendi cezasını kendinin belirlemesini isteyebiliriz. Genellikle çoğu o gün oyun oynamamaya rıza gösterecektir. 

12: Dijital oyuncaklara zaman sınırlaması getirelim. Bunu yaparken çok oyun oynamanın zararlarını ona anlayacağı dilden anlatalım. Süre olarak hafta içi 2, hafta sonu 3 saati aşmamaya çalışalım. Oyun oynamasını istemediğiniz saatleri (yemek saati, okuma saati, ders çalışma saati, uyku öncesi bir saat, uyku saati vb.) özellikle belirtelim ve bundan asla taviz vermeyelim. İnternet tabanlı oyun oynuyorsa internet servis sağlayıcısı üzerinden çocuğun internete bağlanacağı/bağlanamayacağı vakitleri belirleyebiliriz. 

13: Hiçbir zaman öfkeyle gidip elinden tabletini, bilgisayarını almayalım. Bu onda gereksiz öfke krizine sebep olup günümüzü mahvedebilir. Çocuğun bize olan güvenini de zedeler, yalan söylemeye ve bunu alışkanlık haline getirmeye başlar. Asla köprüleri yıkmamalıyız. 

14: Ona baştan, oynayacağı süreyi söyleyip bunu nasıl kullanacağını soralım. Bu süreyi, iki farklı saatte de kullanabilsin, tek seferde de. Bu sürelerin her gün belirli anlarda olması ve bir rutine bağlanmasını sağlarsak takibi çok kolaylaşacaktır. Sürenin bitmesine yakın, 15 dakika ve 5 dakika önce uyarılarda bulunalım. Süreyi unutmamak için gerekirse alarm kuralım. Çocuk süre bitiminde, oyunu henüz bitirmediyse 5-6 dakika ekstra süre verebiliriz ama bu bir gelenek halini almamalı. Zamanında bırakınca ona teşekkür edelim ve yaptığının iyi bir şey olduğunu anlatalım. Küçük bir hediye de verirsek ödüllendirilmiş davranış, alışkanlık halini almaya başlar. 

15: Çocuğun tablett veya telefondan sonraki yapacağı etkinliğe de liderlik yapmamız gerekir. Birlikte yürüyüşe çıkmak, birlikte ibadet etmek, boyama yapmak, kitap okumak, bir şey pişirmek vb. etkinlikler, dijital oyuncaklardan sonra, onların boşluğa düşmesine engel olacaktır. Ayrıca bunlar çocuk ile ebeveyn arasındaki bağı da güçlendirecektir.

Çocuğum ne kadar dijital bağımlı? 

Çocuğunuzun bağımlı olup olmadığını anlamanız için bir testimiz var. Testi çözdükten sonra, çocuğunuzun durumunu ve ne yapmanız gerektiğini ‘değerlendirme’ bölümünde bulabilirsiniz. 

1:     Çocuğunuz oyunu bırakabiliyor mu? Mesela yemek hazır ve onu sofraya çağırdığınızda kaç dakika içinde yanınızda olur? 

a) 5 dakikadan az 

b) 5-10 dakika arası 

c) 15 dakikadan fazla 

2:      Oyunda yaşadıklarından veya başarılarından ya da oyunda yapmayı planladığı stratejilerden size veya  

çevresine bahsediyor mu? 

a) Hayır 

b) Bazen 

c) Sık sık 

3:     Oyunda kaybedince bağırıp çağırıyor, etrafına zarar veriyor mu? 

a) Hayır 

b) Bazen 

c) Sık sık 

4:      Oyuna dalmış çocuğunuzun, oyunu bırakmasını istiyorsunuz. Normal bir ses tonuyla ve sakince bunu söylediğinizde, çocuğunuzun sesinizi duyup size tepki vermesi için kaç kere tekrar ediyorsunuz? 

a) 1 kere söylüyorum. 

b) 2 kere söylüyorum. 

c) 3’ten fazla 

5:      Bir tatil gününde çocuğunuz boş zamanlarının ne kadarını elektronik oyuncaklarla geçirir? 

a) 2-4 saat 

b) 4-6 saat 

c) 6 saatten fazla 

6      Çocuğunuz herhangi bir dijital materyal olmayan yerde çok sıkılır mı? Bir ziyarete gideceğiniz zaman, elektronik oyuncaklarından birini yanına mutlaka almak ister mi? 

a) Hayır 

b) Bazen 

c) Sık sık 

7     Çocuğunuzun evde veya dışarıda, okul harici en sevdiği etkinliği düşünün (resim yapmak, futbol oynamak, gezinti yapmak, arkadaşlarıyla buluşmak, pikniğe gitmek vs.). Kararı kendisine bıraksanız böyle bir aktiviteyi mi yoksa elektronik oyuncaklarla vakit geçirmeyi mi tercih eder? 

a) Aktiviteyi tercih eder 

b) Kararsız kalır, ikisini de ister 

c) Elektronik oyuncakları seçer 

8     Çocuğunuz oyun oynadığı  

süre veya oyunun yaşına uygun olup olmadığı konularında  

yalan söyler mi? 

a) Asla 

b) Bazen 

c) Sık sık 

9     Çocuğunuz bir dijital oyun oynarken, terleme, endişe, yoğun stres, vb. anksiyete bozukluk belirtileri gösteriyor mu? 

a) Hayır 

b) Bazen 

c) Sık sık 

10     Elektronik oyuncaklar, okul ödevlerini, kitap okumasını ve diğer faaliyetlerini olumsuz etkiliyor mu? 

a) Hayır 

b) Bazen 

c) Sık sık 

   Değerlendirme 

NOT: Testimizde, her  

a cevabı 1 puan,     b cevabı 2 puan,     c cevabı 3 puandır. 

Puanınız  

10-14 arası ise: Çocuğunuz için şimdilik endişelenecek bir durum yok, ancak bağımlılık riskinin her zaman mevcut olduğunu akıldan çıkartmayın. 

Puanınız  

15-24 arası ise: Çocuğunuzda elektronik bağımlılığı belirtileri var ancak bunu düzeltmek elinizde.  

Tekliflerimizi dikkate alınız. 

Puanınız  

25 üzeri ise: Çocuğunuz ileri derecede bağımlı ve uzman desteğine ihtiyacı olabilir. Bu yazıdaki tekliflerimizi deneyin bir netice alamazsanız okulundaki pedagoglarla görüşünüz ve onların yönlendirmelerine göre ilgili kurumlara başvurular yapınız. 

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın