İki Hayat, İki Kayboluş, İki Yara

Bir hayatın "sıradan" olduğuna kim karar verir? Şermin Yaşar, yolları beklenmedik bir şekilde kesişen iki sıradan insanın hikâyesini anlatıyor.

46

Öylesine yaptığım yürüyüşlerde, sağımdan solumdan geçen, evlerin balkon ve camlarından görünen, arabasıyla hızlıca belirip kaybolan insanlara dikkat kesilince, tuhaf bir hisse kapılıyorum. Öyle ya, ben de birilerinin yanından geçen, sokakta avare yürüyüp etrafı seyreden “sıradan” biriyim, bana göre “sıradan” biri olanların nazarında. Peki hangimizin gerçeği hakikat, kim kimin figüranı? Sorsanız büyük hayatlar yaşıyoruz hepimiz; nasıl tanımlayacağız “sıradan” olanı? 

Şermin Yaşar, son kitabı Altı Harfli Bir Tatlı‘da böyle sıradan görünen hayatlara biraz daha yakından bakmayı deniyor. Soruyor onlara: Ne var sizi diğerlerinden farklı yapan? Kimseninkine benzemeyen o otantik hikâyeniz ne? Anlatın, dökülün hadi, dökülmeye ihtiyacınız var belli ki. 

Romanın iki kahramanı, yazarın bu çağrısına kayıtsız kalamıyor. Bir Selime Teyze anlatıyor, bir Meltem. Karşılaşmaları tesadüf değil; ayrı yerlerde serpilip büyümüş, ayrı sebeplerle köklenip yerleşmiş iki yalnızlığın birbirini tamamlaması gibi. Bu yüzden nerede, nasıl karşılaştıklarından ziyade birbirlerine tuttukları aynalar önemli. 

Yaşar’ın kaleminden, önce Selime Teyze’nin hikâyesini okumaya başlıyoruz. Kenara çekilip usul usul yaşlanması, torun sevip tespih çekmesi beklenen bir kadın o. Hayatın kenarına iliştirilmiş gibi görünenlerden. Oysa iç sesi öyle değil. Birikmiş cümleleri, sitemleri, hatırladıkları ve hatırlamak istemedikleri var. En çok da görülme arzusu. Meltem’inki ise başka türlü bir sızı. Hayatın başında sayılır; ama bilirsiniz, bazı yorgunluklar yaşla ölçülmüyor. Onun yorgunluğu daha çocukken başlamış. Varoluşunun anlamını çözmek ve sevildiğine dair bir kanıt bulmak çabasında. O küçücük kanıtı bulduğu an ise romanın en etkileyici sahnelerinden biri yaşanıyor. Geçmişimize bakıp onu didiklemek biraz da böyle anları yakalamak umuduyla yaptığımız bir şey şüphesiz. Arka kapak yazısında dendiği gibi, “İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur.” ve su gibi akan bir Şermin Yaşar kitabı daha böylece ruhlarımıza dokunur.

Altı Harfli Bir Tatlı

Yazar: Şermin Yaşar

Doğan Kitap | 248 Sayfa


Satırdan Sahneye 

Gizli Sayılar

Margot Lee Shetterly’nin gerçek bir hikâyeden yola çıkarak kaleme aldığı aynı adlı kitaptan uyarlanan Gizli Sayılar (Hidden Figures), 1960’larda NASA’da çalışan üç siyahi kadın matematikçinin emeğini görünür kılıyor. Katherine Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson’ın hikâyesi; yalnızca uzay yarışının değil, ırkçılığa ve cinsiyetçiliğe karşı verilen mücadelenin de hikâyesi. Film, tarihin arka planındaki “figüranları” başrole taşıyor.


Kapak Güzeli 

Johannes Wiebel imzalı bu minimalist kapak, tek bir saç silüetiyle “karanlık” bir figürü çağırıyor. Yüz göstermeden kimliği ifşa eden tasarım, romanın ironisini ustalıkla görsele dönüştürmeyi başarıyor.


Ne Var Ne Yok? 

Ekran uyarlamaları raflara da yön veriyor. Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi ve Maggie O’Farrell’in Hamnet‘i, sahne ve ekran projeleriyle yeniden çok satanlar arasında. Görünen o ki izlenen hikâyeler okunmaya devam ediyor; okur, sevdiği karakterlerin izini bu kez sayfalarda sürmeyi tercih ediyor.


Sayfa Arkası: Redaktör

Metnin son hâlinden önceki en dikkatli okurdur. Anlatım bozukluklarını, tekrarları, anlam kaymalarını düzeltir; dili sadeleştirir, akışı güçlendirir. Yazarın sesini bozmadan metni berraklaştırır. Kısacası, ham bir taslağı, yetkin bir esere dönüştüren gizli kahramandır.


Kitap Evleri Starfıeld Lıbrary | Güney Kore

Seul’de bir alışveriş merkezinin ortasında yükselen Starfield Library, 13 metreyi bulan kitap raflarıyla kamusal alanı kültürle buluşturuyor. Kütüphane, günlük hayatın telaşı içinde, bilgiyi herkes için erişilebilir kılan modern bir okuma mekânı.

Önceki İçerikZıtlıktan Doğan Zarafet: Sedefkârlık
Sonraki İçerikSabır, Sebat ve Umut

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın