Tüketim Çılgınlığına Bir Es; Minimalizm

Son yıllarda yükselişe geçen ‘tüketim için tüketim’ topluluğuna karşı sufilerin ‘bir lokma bir hırka’ diyerek yüzlerce yıl önce işaret ettiği yaşamı savunan minimalist yaşam felsefesi, sadece tüketimden değil bize hizmet etmeyen her şeyden; kargaşa alanına dönen zihinden, stresten ve ertelemeye mahkum eden obsesif düşüncelerden arındırmayı hedefliyor.

81

NİHAL TEKİN

Günümüzde logo ve ambalajlardan, reklamcılık, mimari, internet sitelerinin tasarımı gibi bir çok alanda minimalizmin izlerini görüyoruz. Bunun yanı sıra bireysel olarak da sadeleşme üzerine ilgi oldukça arttı. Dijital platformlarda kimileri sadeleşme sürecini anlatıyor, kimileri sadeleşmenin kendisine sağladığı faydalardan bahsediyor. Peki minimalizm tam olarak ne ve son zamanlarda neden bu kadar revaçta?

Minimalizm ilk olarak modern bir sanat akımı olarak ortaya çıkmış. Rus ressam Malevich’in 1910’lu yıllarda yaptığı tablosu minimalizmin ayak sesleri olarak kabul edilmiş. Bu çalışmada yalnızca beyaz bir tablo üzerine siyah bir kare var.

Minimalizmin tam olarak sanat akımı olarak yaygınlaşması ise müzik dünyasında oluşmuş. Daha sonraki zamanlarda çeşitli alanlarda kendini göstermeye başlamış.

Uzak Doğu kökenli Zen felsefesinin de minimalist yaşamın temellerinde izleri var. İşte bu batı ve doğu akımı birleşerek minimalist yaşam şeklini oluşturmuş diyebiliriz.

“Tükettikçe duygusal boşluklarımızı doldurduğumuzu sanıyoruz”

Psikolog Şadiye Kaya’ya göre çağın ‘tüketim için tüketim’ anlayışı, bitmek bilmeyen beklentiler, yani kısacası modern yaşam tarzı fiziksel ve psikolojik bir yorgunluğa sebep oluyor. O kadar uzun bir zamandır tüketiyoruz ve bu tüketimin ardı arkası kesilmiyor ki bu yorgunlukta durup dinlenemiyoruz. Kaya, tüketim çılgınlığı hakkında şunları söylüyor; “Alışveriş bağımlılığının aslında tüm bağımlılıklarla ortak bir paydası görülüyor. Kişi, duygusal boşluklarını doldurmak ve yüzleşmekte zorluk çektiği yanlarından gizlenecek bir perde gibi kullanmak istiyor bunu.”

‘Bir lokma bir hırka’ felsefesine geri dönüş

Bu tüketim çılgınlığı ve bitmek bilmeyen ihtiyaçlar, insana kaliteli bir yaşam sunmuyor. Eşyaların yanı sıra telefonlarımızda kullanmadığımız programların bile orada boşuna yer kaplaması ruhumuzu huzursuz etmeye yetiyor.

Şadiye Kaya, bütün bu kargaşaya karşı çıkan minimalist yaşam felsefesinin obsesif düşünceden arınmaya yardımcı olduğunu belirtiyor: “Son yıllarda yükselişe geçen ‘tüketim için tüketim’ topluluğuna karşı sufilerin ‘bir lokma bir hırka’ diyerek yüzlerce yıl önce işaret ettiği yaşamı savunan minimalist yaşam felsefesi, sadece tüketimden değil bize hizmet etmeyen her şeyden; kargaşa alanına dönen zihinden, stresten ve ertelemeye mahkum eden obsesif düşüncelerden arındırmayı hedefliyor.”

İşte bu bağımlılığın farkına varıp, aşırı tüketimin aslında kendisine iyi gelmediğini anlayan kişiler de minimal yaşama doğru yöneliyor ve bu yönelim ruhsal olarak büyük bir rahatlama ile sonuçlanıyor. Sufilerin yaşam tarzına baktığımızda aslında minimalizmin bizim için uzak ve yeni bir kavram olmadığını da görüyoruz.

Stresle baş edebilmek için ‘an’da olun

Minimalist yaşamın bir başka tarafı da stresi azaltıp konsantrasyonu artırmada yardımcı olması. Psikolog Kaya’ya göre, psikolojik sağlığın korunmasında “farkında ve anda olmak” stresle baş edebilmemiz için büyük bir yardımcı.

Minimalizm, insanların stresli, karmaşık ve hızlı yaşamlarını sakinleştirmede önemli bir etken. İnsanın vaktini sürekli olarak negatif düşüncelerle geçmişi hatırlama ya da geleceği planlamakla harcamak yerine ‘an’da kalmasına yardımcı oluyor. Bu durum kendimize daha çok zaman ayırıp, ruhumuzun ihtiyaçlarını duymamızı sağlıyor. Bu da bizi daha üretken bir birey yapıp, yaşam kalitemizi arttırıyor.

Ne kadar minimalist olmalı?

Minimalizm artık bir yaşam tarzı. Fakat bu tarzı her insan her toplum hatta her kültür aynı şekilde uygulayamayabilir. Bu açıdan minimalist olmaya kendi yaşam standartlarınızı göz önünde bulundurarak başlayabilirsiniz.

Sizin için bir kaç öneride bulunalım:

  1. İşe, evinizde uzun süredir kullanmadığınız ama bir türlü atmaya kıyamadığınız eşyalardan ayrılmakla başlayın.
  1. Kıyafetlerinizi mevsimsel olarak ayırıp hiç kullanmadıklarınızı başkalarına verin.
  1. Alışveriş yaparken “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” sorusunu kendinize sorun ve cevap verirken kendinize karşı dürüst olun.
  1. Telefonunuzdan gereksiz uygulamaları silin. Aynı fotoğraftan on tane çekmeyin.
  1. Kendi kullandığınız bardakları ve tabakları misafiriniz için de kullanın.
  1. Altı ayda bir evinizi gözden geçirip çoğaldığını farkettiğiniz gereksiz eşyalardan kurtulun.
Önceki İçerikKur’an’ı nasıl okumalıyız?
Sonraki İçerikKur’an’dan 20 ahlaki kural

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazın