
Yol, insanın varoluş serüvenini anlatan en eski ve evrensel metaforlardan biri. İnsan, yaratıldığı andan itibaren hem fiziksel hem de ruhsal bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk, yürümekle somutlaşıyor. Adımlarsa âdeta düşüncenin eyleme dönüşmüş hâli gibi. Yürümek, insanın en eski eylemlerinden biri olmasına rağmen, derin anlam katmanları taşıyor. Her adım, yalnızca bir yerden bir yere gitmenin değil; arayışın ve dönüşümün ritmini de
ifade ediyor.
Çağın baş döndüren hızı içinde, sakin doğa yürüyüşleri âdeta bir duraklama noktası oluyor. Açık havada yürümek, sadece fiziksel bir eylem değil; düşüncelerle buluşmak, ruhu dinlendirmek ve kısa bir mola anlamı da taşıyor. Attığımız her adım, hızlı yaşamın karmaşasından uzaklaşarak kendimizle yeniden temas kurmamıza olanak sağlıyor.
Yürümek Bahane Muhabbet Şahane
Benzer tutkuyu paylaşan insanlarla birlikte yola çıkmak, yürüyüşleri daha da anlamlı kılıyor. Münih’te yaşan Osman Bey ve arkadaşları da yaklaşık altı yıl önce, doğa yürüyüşü yapmaya karar veriyorlar: “Kırkına merdiven dayamış, akşama kadar bilgisayar başında oturan ve hareketsiz bir hayat tarzı olan üç arkadaş, artık biraz yürüyelim dedik.” Üç kişi ile çıktıkları “trekking” serüveninde bugün yirmi kişiye ulaşmışlar. Osman Bey’e göre grup yürüyüşlerinin en güzel yanı ise muhabbet. Sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini anlamadıklarını belirten Osman Bey, “Yeni gelenler oluyor, tanışıyoruz. Bazen Alman misafirlerimiz oluyor, onlarla kaynaşıyoruz. Tek başına yürüdüğünde bunlar mümkün değil.” diyor.
Hem Ruha Hem Bedene Şifa
Kış aylarında daha kısa rotalar, yaz aylarında ise uzun rotalar seçiyorlar. Yürüyüşler ortalama 4-6 saat sürüyor. Katılımcıların geneli Münih ve civarında yaşadığı için genelde Bavyera yakınlarında, doğa içinde ve göl kenarında yürüyüş rotaları belirliyorlar. Seçtikleri rotada tırmanma olmasına özellikle dikkat ediyorlar.
Osman Bey; “Yürürken hem bedenen hem de zihnen yüklerimden kurtuluyorum. Hem dünyanın türlü güzelliklerini görmek müthiş hissettiriyor, hem de Allah’a daha çok şükrediyor insan.” diyor. Ayrıca yürümek isteyen ama başlamakta zorlanan insanlar için bir de tavsiyesi var; “Yanınıza bir kişi bile bulsanız yürüyüşe gidin. Arabaya binin ve gidin. Evden çıkana kadar zor belki; ama artık rota belirlemek uygulamalar sayesinde çok kolay. Göreceksiniz, kısa sürede bağımlısı olacaksınız.”
İlham Verenler

Çocukluk yıllarından beri hikâye okumayı ve anlatmayı çok seven Sevda Hanım, Kamishibai ile on yıl önce pedagoji eğitimi alırken tanışıyor. Kökeni Japonya’ya dayanan, resimli kartlar ile hikâye anlatma sanatı olan Kamishibai’yi ilk olarak çalıştığı anaokulunda çocuklara ulaştırıyor. Şimdilerde ilahiyat eğitimi de alan Sevda Hanım, bu sanatı
kültür merkezinde değerler eğitiminde de kullanıyor. Bu yıl ise Berlin’de yerel bir kütüphaneyle yaptığı işbirliği ile her milletten yüzlerce çocuğa dokunmayı hedefliyor.
Evde Eğlence

Anılarla Yeni Yıla Merhaba: Yeni yıla girerken ailece geçmiş yılı sevgiyle hatırlamak güzel bir gelenek olabilir. Geçen yıl boyunca çektiğiniz fotoğrafları, küçük notları ve bilet gibi hatıraları bir panoda toplayabilirsiniz. Bu köşe, birlikte geçirdiğiniz güzel anları hatırlatır ve yeni yıla umut dolu bir başlangıç yapmanızı sağlayabilir.
Gülümse
Kahire’ye varalı bir saat olmuştu. Sokaklarda kayboldum. Şükrü abiyi arıyorum, açmıyor. Bir taksiye bindim. Şoför bir fiyat söyledi, anlamadım. Çaktırmamak için gülümsedim. Yol boyunca adam sürekli taksimetreye baktı. Durunca neredeyse uçak bileti kadar para istedi! Şükrü abiye anlatınca güldü: “Burada gülümsemek bile pazarlık sayılır, Tufan!” dedi. O günden beri pazarlık yaparken gülmemeye özen gösteriyorum. (Tufan Gezer)













